Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin en önemli destekçilerinden İspanya'nın dönem başkanlığında da müzakere sürecine arzu edilen ivmenin kazandırılması ve vize serbestleşmesi konusunda adım atılması zor görünüyor.
İspanya’nın Ocak ayında AB dönem başkanlığını 6 aylığına devralmasının ardından bugüne kadar kat edilen mesafe hem de kalan 2.5 aylık sürede atılabilecek adımlar, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV) ve İspanyol düşünce kuruluşu CIDOB'un Barselona'da düzenlediği bir toplantıda ele alındı.
Ancak Avrupa'nın önde gelen düşünce kuruluşlarında çalışan katılımcılar, İspanya'nın bütün iyi niyetine rağmen beklenen hızlanmayı gerçekleştirmesinin ve vize konusunda adım atılmasının zor olduğu yönünde ortak bir görüş dile getirdi.
VİZE SERBESTİSİ ZOR
Bu katılımcılardan CIDOB Türkiye uzman Eduardo Soler, müzakere sürecinde birden fazla başlığın açılmasının zor olduğunu ve Türkiye'nin son dönemde artırdığı baskılara rağmen vizenin kaldırılması konusunda da Birlik içinde ciddi bir direniş bulunduğunu söyledi.
Dönem başkanlığı sırasında İspanyol dışişleri bakanlığı ile işbirliği de yapan Soler, "Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılması konusundaki esas sorun, bir karar alınması gündeme geldiğinde özellikle Almanya, Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerden güçlü bir direnişle karşı karşıya kalınması. Bu nedenle de bu kararın yakın bir zamanda alınabileceğini düşünmüyorum" dedi.
Adı geçen ülkelerdeki Türk nüfusun fazla olmasının bu direnişte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Soler, Avrupa'da yaşanan ekonomik krizin de olası bir kararı zorlaştırdığını vurguladı.
Serbest dolaşım hakkı ile vize muafiyeti veya serbestisi konularının birbirinden farklı olduğunu anlatan Soler, müzakere sürecinin sonuna yaklaşıldığında ancak vizenin kaldırılmasının gündeme gelebileceğini söyledi. Türkiye uzmanına göre, müzakereler tamamlanmasa bile serbest dolaşım hakkının verilmesi ise mevcut şartlar altında çok zor.
Serbest dolaşım hakkı, AB vatandaşlarının istedikleri üye ülkede yaşamaları ve çalışabilmeleri anlamına geliyor. Vize serbestisi ise AB ülkelerine kısa süreli seyahatlerde vizesiz giriş hakkının olması demek.
AB, 2007 yılında üye olan Bulgaristan ve Romanya'ya vizesiz giriş hakkı tanımış ancak serbest dolaşım hakkını vermek için şartlar ortaya koymuştu. AB son olarak da ilişki statüsü açısından Türkiye'nin çok altında yer alan Sırbistan ve Karadağ'a vize muafiyeti tanımıştı.
Vizenin kaldırılması için AB, teknik olarak Türkiye'nin önüne iki şart koyuyor. Bunlardan ilki, pasaportların AB ülkelerindeki gibi biyometrik hale getirilmesi, diğeri ise yasadışı göçmenler için geri alım sözleşmesinin Türkiye tarafından imzalanması.
Ancak Solar'a göre, bu iki şart yerine getirebilse bile bu kez de kararın önünü siyasi nedenler tıkayacak.
İKİ BAŞLIK SÜRPRİZ OLUR
Yalnızca birkaç bin Türk'ün yaşadığı İspanya, Türkiye'nin AB üyeliğinin en önemli destekçilerinden. Dönem başkanlığında da sürece hız vermek amacıyla dört başlık açmak gibi bir hedef koymuştu.
Ancak bu hedefe ulaşılmasının neredeyse imkansız olduğunu ifade eden Soler, "Bir başlıkta daha müzakerelerin açılacağını düşünüyorum. Eğer açılan başlık sayısı iki olursa, bu, çok güzel bir sürpriz olur. Hiç başlık açamazsak ise başarısızlık olur" dedi.
İspanya dönem başkanlığında müzakere sürecinin bilançosunu da çıkaran Soler'in verdiği bilgiye göre, şu anda teknik hazırlıkları tamamlanmış, açılabilir durumunda bulunan dört başlık var.
“GIDA GÜVENLİĞİ” BANKO
Bunlardan açılmasına kesin gözüyle bakılan fasıl, Müzakere Çerçeve Belgesi'ne göre 12'nci sırada bulunan Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı.
Teknik hazırlıkları tamamlanan diğer üç başlık ise Sosyal Politika ve İstihdam, Kamu Alımları ve Enerji. Ancak bunlardan ilk ikisinin çok ciddi yasal düzenlemeler gerektirdiği için Ankara tarafından sıcak bakılmadığı, Enerji faslında ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin vetosunun sürdüğü ifade edildi.
Soler ayrıca, 27 üyenin 26'sının Enerji başlığını açmak istediğini ancak süreçte Rum Yönetimi'nin vetosunun aşılamadığını da sözlerine ekledi. Türkiye, Avrupa'nın enerji arzını sağlayan en önemli geçiş güzergahlarından birisi. Bu nedenle de bu başlığın açılması Türkiye’den çok AB açısından önem taşıyor.
Türkiye, AB ile müzakerelerde tamamlaması gereken 35 fasıldan şu ana kadar 12'sinde görüşmelere başlayabildi. 8 fasıl, Türkiye'nin Kıbrıs'ta çözüm olmadan havaalanı ve limanlarını Rum Yönetimi'ne açmayı kabul etmemesi nedeniyle donduruldu. Kalan 5 başlık ise Fransa ve Rum Yönetimi ülkeler tarafından siyasi gerekçelerle veto ediliyor.(Hürriyet)
This article is sourced from this page .