Yiğit Ünsay - TurizmGuncel
Bugünlerde internet üzerinden pazarlama ile ilgili yanlış bir inanç hızla yayılıyor. Kriz sürecinde olunsun ya da olunmasın internet üzerinden pazarlama direkt satış ve pazarlama çalışmalarının yerini almamalı, onları desteklemelidir. Sizi güç ekonomik koşullardan ve piyasalardan güçlenerek çıkartacak şey ise pro-aktifliktir.
ALTIN ANAHTAR: GELİR YÖNETİMİ
Çok sayıda otel işletmecisi ekonomik kriz sürecinde ‘gelir yönetimi’ kavramını yeniden keşfetti. Kavram 1980’li yıllarda American Airlines tarafından finansal güçlüklerin yaşandığı o dönemde güçlü pazar rekabeti ile başa çıkabilmek için geliştirildi. O zamandan bu yana otelciler ayarlanmış ve belli kalıplara oturmuş bu teknikleri satış ve kar elde etmek için kullanıyorlar. Otelciler o dönemlerde turistlerin seyahat tercihlerinde lokasyon ve değer algısının belirleyici olduğunu öğrendiler. Gelir veya ürün yönetimi otellerin oda başına gelir oranlarını ve minimum karlarını artırır sonucuna tüm sektör vardı.
Son iki yıl içerisinde ise franchising yapan şirketler gelir yönetimi hizmetlerini yenilediler ve isimlerini taşıyan otellere bu konuda çok daha fazla destek olmaya başladılar. Dünya çapındaki birçok otelin artık satış ve karı optimize etmekle görevli gelir müdürleri bulunuyor. Sektör özellikle bu yönetim dalının durgun iş dönemlerinde ne kadar önemli olduğunun farkına vardı.
Birçok küçük bağımsız otel ise gelir yönetimini kriz sürecinde keşfetti. Oteller gelir yönetimi prensiplerini daha fazla satış ve kar elde etme yolunda kullanabileceklerini anladılar. Ayrıca yerel pazarları hakkında daha fazla içgörüyü bu şekilde elde edebileceklerini ve başarıyla rekabet edebileceklerini öğrendiler.
SOSYAL MEDYANIN BÜYÜK ETKİSİ
Pro-aktif oteller en iy satış yapılacak kesimin eski müşterilerinden oluştuğunu bilirler. Bu oteller resesyon sürerken TripAdvisor gibi sosyal medya yöntemlerini kullanarak destinasyonlarıyla ilgilenen dünya çapındaki binlerce turiste mesajlarını iletmeyi başardılar. Otellerini nasıl tanıtacaklarını ve tesisleri için kredilendirilebilir üçüncü parti desteklerini nasıl yaratacaklarını öğrendiler.
Kriz boyunca birçok otel işletmecisi ya da sahibi “Ne kadar fazla insana ulaşırsan, o kadar fazla iş yaparsın” düsturunu yeniden hatırladılar. Son bir kaç yılda daraltılmış bütçeler gibi ekonomik krizin sonuçları satışları neredeyse durdurdu. Ancak pro-aktif satış bu engelleri kontak ilişkilerini iki ya da üç kat genişleterek ekonomi geliştikçe büyük kar payları kazanarak aştılar.
Ayrıca müşterilerin önce destinasyonu sonra kalacak yeri seçtiklerini farkettiler. Otelciler yerel cazibe merkezleri ve diğer büyük oda sağlayıcıları ile ortaklıklar kurmanın çok karlı olduğunu öğrendiler. Daralan taleple mücadele etmek için çok yönlü bir görevler bütününü yerine getirmek gerektiğini gördüler. Yeni sorumluluklarla çalışan insanların yeni fikirlerle görev sinerjisi yarattığını anladılar.
WEB SİTELERİ SANAL BROŞÜR DEĞİLDİR
Pro-aktif otel yönetimleri internet üzerinden pazarlamanın otel satış ve pazarlama programları için çok değerli bir destekleyici olduğunun farkına vardılar. Ekonomik kriz sırasında birçok otel destinasyonlarını tanıtmak, otellerinin reklamını yapmak ve etkileyiciliklerini artırmak için web siteleriyle daha çok uğraştılar.
Birçok otel internet sitelerini yeniledi ve teknolojinin daha iyi hizmet veren yeniliklerinden faydalandı. Başarılı internet stratejilerinin destinasyonlarına ve otellerine gelen ziyaretçi sayısını bariz bir şekilde artırdığını gözlemlediler. Bir sitenin sadece sanal bir broşür olmadığını anlayan siteler sanal pazarlamada çok başarılı oldular.
Sağlıklı bir pro- aktif yaklaşım birçok engeli aşabilir. Bunun için ise tek gereken; doğru tutum, çok çalışma ve doğru alınmış kararlardır.
Kaynak: www.4hoteliers.com
This article is sourced from this page .