Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Genel Merkezi’nde bir araya gelen turizm sektörü temsilcileri, yabancı dijital konaklama platformlarını ilgilendiren kanun teklifinin mevcut haliyle yasalaşmasına karşı çıktı.
Toplantıda vergi eşitsizliği, paket tur kuralları, kişisel verilerin korunması, denetim eksikliği ve tüketici mağduriyeti gibi başlıklar öne çıktı. Sektör temsilcileri, yabancı platformların Türkiye’de faaliyet göstermesine değil, yerli acentalarla farklı kurallara tabi olmasına itiraz ettiklerini vurguladı.
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya başkanlığında düzenlenen istişare toplantısına TÜRSAB Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri Mert Vardar, Tülay Salihoğlu ve Gürkan Özcan katıldı. TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Yıldırım Taş ile Hukuk Başdanışmanı İlker Ünsever’in de yer aldığı toplantıda, yerli tur operatörleri ve haksız rekabet yaşadıklarını belirten seyahat acentası temsilcileri görüşlerini paylaştı.
Toplantının ardından TÜRSAB yönetimi ve seyahat acentası yöneticileri basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bağlıkaya, kanun teklifine ilişkin görüşlerini daha önce birçok kez dile getirdiklerini belirterek sektör temsilcilerinin doğrudan konuşmasını istediklerini söyledi.
“Biz bugün konuşmayalım istedik. Sektör konuşsun dedik. Çünkü bu konuyu biz defalarca konuştuk. Bu kişisel bir mesele değil. Sektörün de ne düşündüğünü dinlemenizi arzu ettik” diyen Bağlıkaya, sözü seyahat acentası temsilcilerine bıraktı.
Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, kanun teklifinin mevcut haliyle uygulanması durumunda yerli seyahat acentaları ile yabancı çevrim içi portallar arasında vergilendirme eşitsizliği oluşacağını belirtti. Vardar, yabancı platformların da yerli şirketlerle aynı vergi yükümlülüklerine tabi olması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de 18 bin seyahat acentasının bulunduğunu hatırlatan Vardar, yabancı portalların yüzde 2,5 vergiyle rekabet etmesinin yerli şirketler açısından adil olmayacağını savundu. Türk tur operatörlerinin yalnızca iç pazarda değil, uluslararası pazarda da varlık göstermesinin önemine değindi.
Vardar, Körfez krizi, uçak krizi ve pandemi gibi dönemlerde yurt dışında faaliyet gösteren Türk kökenli şirketlerin Türkiye satışlarına öncelik verdiğini söyledi. Diğer tur operatörlerinin yolcularını farklı ülkelere yönlendirdiği dönemlerde Türk şirketlerinin Türkiye’deki paket turları satmayı sürdürdüğünü belirtti. Bu sayede iç pazarın hareketliliğini koruduğunu ve sektörün ayakta kalmasına katkı sağladığını dile getirdi. Şirketlerin sağlıklı büyümesinin yanı sıra ülkeye katkı sunmanın da önemli olduğunu ifade eden Vardar, “Mirasım Türkiye” ve “Bu Topraklar Bizim” projeleriyle Türkiye genelinde seyahat hareketliliği oluşturduklarını anlattı. Vardar, yabancı şirketlerin kriz dönemlerinde Türkiye’yi terk edebileceğini öne sürdü.
Setur Turizm Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay, yabancı çevrim içi seyahat portallarının faaliyet gösterdikleri pazarlarda baskın hale gelerek piyasayı belirleyebildiğini söyledi.
Avrupa’daki otel işletmelerinin de bu platformlara karşı hukuki mücadele yürüttüğünü belirten Günay, Türkiye’de benzer bir durumun yaşanması halinde tüketicilerin zarar görebileceğini savundu. Günay, otel fiyatlarının işletmeler yerine platformların etkisiyle belirlenmesi ihtimaline dikkat çekti. Boğaz hattındaki, Taksim’deki ve Tarihî Yarımada’daki otellerin fiyatlarında çevrim içi portalların belirleyici olmasının sektör açısından sorun yaratabileceğini ifade etti.
Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, Meclis Komisyonundan geçen ve TBMM Genel Kurulu’na gelmesi beklenen teklifin paket tur satışlarında farklı uygulamalara yol açabileceğini belirtti. Onaran’a göre, yerli acentalar otel ve uçak hizmetlerini birlikte sattığında paket tur düzenlemelerine tabi olurken yabancı platformlar için aynı kuralların geçerli olmaması eşitsizlik yaratıyor.
Onaran, yerli şirketlerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uymak zorunda olduğunu, buna karşın teklifin turizm verilerinin yurt dışına aktarılması konusunda sorunlar doğurabileceğini dile getirdi. Bankacılık sektöründe verilerin korunmasına yönelik düzenlemeleri örnek gösteren Onaran, turizmde de veri güvenliğinin gözetilmesi gerektiğini söyledi.
Paket tur kapsamında otel ve uçak hizmetlerini birlikte satan acentaların sigorta yaptırmak zorunda olduğunu belirten Onaran, yabancı çevrim içi portalların aynı yükümlülüklere tabi tutulmadığını ifade etti. Onaran, eşit şartların sağlanması halinde rekabet edebileceklerini söyledi.
Enuygun.com Ticaret Direktörü Orkun Özkan, kanun teklifinde denetim ve şikâyet mekanizmasına ilişkin eksiklikler bulunduğunu savundu. Özkan, KVKK yükümlülüklerinin yanı sıra yabancı portalların Türkiye’de yalnızca temsilci bulundurmasının da sorun yaratabileceğini belirtti.
Yerli şirketlerin yurt dışında faaliyet göstermek istediklerinde lisans alma konusunda engellerle karşılaştığını söyleyen Özkan, Türkiye’de de eşit koşulların sağlanması gerektiğini ifade etti.
Düzenlemede yeterli bir uzmanlık tanımının bulunmadığını öne süren Özkan, “Cebine 5 milyon TL koyan OTA’ların ülkemizde faaliyet göstermesinin önünde hiçbir engel yok. Denetim yok” dedi. Özkan, yeterli denetimin bulunmamasının kötü niyetli şirketlere fırsat yaratabileceği ve tüketicilerin mağdur olabileceği uyarısında bulundu.
Turna.com Şirket Müdürü Arzu Işık da yabancı platformlardan alınan hizmetlerde tüketicinin sorun yaşaması halinde muhatap bulamama riski bulunduğunu söyledi. Işık, yabancı platformların denetime tabi olmamasının sektör genelinde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.
Bir tüketicinin yabancı bir platform üzerinden otel rezervasyonu yapıp tesise gittiğinde mağdur olması halinde başvurabileceği bir kurum veya şirket bulamayabileceğini ifade eden Işık, TÜRSAB’ın yerli acentalar açısından sorumluluk mekanizması sunduğunu vurguladı.
Işık, deprem bölgesindeki seyahat acentalarının bilet satışlarıyla ayakta kalmaya çalıştığını hatırlatarak vergi oranları arasındaki farkın yarattığı eşitsizliğe dikkat çekti. Yerli acentaların yüzde 25’e varan vergi yüküyle karşı karşıya olduğunu, yabancı portalların ise beyan üzerinden yüzde 2,5 vergi ödemesinin adil olmadığını savundu.
Bookingagora.com kurucusu Aziz Ciğa, farklı ülkelerde yabancı dijital platformlara yönelik düzenlemelerin bulunduğunu belirterek bazı ülkelerin sağlık, eğitim ve ulaşım gibi alanları koruma altına aldığını söyledi. Ciğa, Avrupa’da yabancı şirketlerin lisans almasının zor olduğunu ifade etti.
Söz konusu platformların birçoğunun Türkiye’de zaten faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ciğa, asıl meselenin Türkiye’de hizmet sunan şirketlerin ülkenin yasalarına uyması olduğunu dile getirdi.
Ciğa, kanun teklifinin mevcut haliyle yasalaşması durumunda turizm gelirlerinde ve istihdamda kayıp yaşanabileceğini savundu. Yerli acentaların yüzde 25’e varan vergi yüküyle çalışırken yabancı platformların yüzde 2,5 vergi ödemesinin eşit rekabet koşullarıyla bağdaşmadığını söyledi.
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, teklifin mevcut haliyle yasalaşmasını istemediklerini belirterek taleplerinin yerli ve yabancı şirketlerin eşit şartlarda rekabet etmesi olduğunu söyledi.
Günaydın, Türk şirketlerinin yabancı platformlarla rekabet edebilecek güce sahip olduğunu ifade ederek düzenlemenin değiştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Daha önce otellerin transfer hizmeti sunmasına yönelik bir düzenlemenin engellendiğini hatırlatan Günaydın, benzer şekilde mevcut teklifin de bu haliyle yasalaşmaması için çaba göstereceklerini söyledi. Avrupa’da yabancı portallara sınırlamalar getirilmeye çalışıldığını, Türkiye’de ise bu şirketlere avantaj sağlanmasının doğru olmadığını savunan Günaydın, “Globalleşmeye karşı değiliz. Sadece eşitsizliğe karşıyız” ifadelerini kullandı.
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Eker, kanun teklifiyle ilgili gerekli girişimlerde haziran ayından bu yana bulunduklarını belirtti. Eker, Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlıklar ve TBMM komisyon üyeleriyle görüşerek teklifin mevcut haliyle yasalaşmasına yönelik çekincelerini aktardıklarını söyledi.
İç turizmin yüzde 85’inin seyahat acentaları tarafından organize edildiğine dikkat çeken Eker, sektörün ve tüketicilerin korunmasının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Eker, yabancı çevrim içi portalların Türkiye iç pazarında faaliyet göstermesine karşı olmadıklarını, ancak aynı kurallara tabi olmaları gerektiğini vurguladı. Küçük ölçekli yabancı firmaların Türkiye’de tüketicilerden ödeme aldıktan sonra ortadan kaybolması durumunda sorumlu bir şirket veya kişi bulmanın zorlaşabileceğini belirtti. Eker ayrıca, büyük platformların fiyatlar üzerindeki etkisinin tekelleşme riski doğurabileceğini savundu.
TÜRSAB Hukuk Başdanışmanı İlker Ünsever, toplantının soru-cevap bölümünde yabancı platformların kriz dönemlerindeki sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ünsever, yurt dışında bu şirketlere ciddi yükümlülükler getirildiğini, Türkiye’de ise teklifin mevcut haliyle önemli boşluklar barındırdığını öne sürdü.
Tüketicilerin sorun yaşadıklarında karşılarında yalnızca çevrim içi bir sistem bulabileceğini belirten Ünsever, pandemi döneminde yabancı platformların kriz anlarında sorumluluk almamasına ilişkin örnekler yaşandığını söyledi. Ünsever, teklifin mevcut haliyle yürürlüğe girmesinin yabancı platformların Türkiye’de yeterli kurallar olmadan faaliyet göstermesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Toplantıda söz alan sektör temsilcilerinin ortak talebi, yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye pazarında faaliyet gösterirken yerli seyahat acentalarıyla aynı vergi, denetim ve tüketici koruma yükümlülüklerine tabi olması oldu.
This article is sourced from this page .