Ulusoy: Muhtarlar ne derse desin, bir daha Başkan olmam!

Turizm Güncel 13/04/2010

Ulusoy: Muhtarlar ne derse desin, bir daha Başkan olmam!




Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği TÜRSAB'ı 7 dönemdir aynı isim yönetiyor. Bir önceki Başkanlık seçimlerinden önce "Artık köyüme döneceğim" deyip, sonra yeniden Başkanlık koltuğuna oturan Başaran Ulusoy, 20 ay daha görevde. Ama sonra gitmeye kararlı. ‘TÜRSAB'dan emeklilik planınız var mı?' sorumuza yine, "Ben TÜRSAB'a aşığım. Ama aşk varsa ayrılık da var. Bir sonraki dönem Başkanlık yok. Artık yolun sonuna geliyoruz" diye cevap veriyor.

BU KEZ BENİ BIRAKIN

Köye dönme planını üyelerin ısrarıyla rafa kaldırıp yeniden başkan seçildikten sonra "Benim köyüm TÜRSAB" açıklaması yapan Ulusoy, "TÜRSAB köyümüz. Üyelerimiz de muhtarlarımız. Köy bırakılmaz ama muhtarlara da ‘Bu sefer beni bırakın' diyeceğim. 1991 -1993 yıllarında da TÜRSAB'da Başkandım. Ama sonra 6 yıl başkanlık yapmadım. Başkan olmasam da bu sektörden ve TÜRSAB'dan hiç kopmadım. Yine başkanlık yapmasam da TÜRSAB'dan ve sektörden kopmam. Fikir önderliğini sürdürürüm. Emeklilik planım da yok. Elim tuttuğunca çalışırım" diyor.

BABAANNE MEZARLIĞI

Babasının kurduğu Ulusoy Turizmin de ortağı olan Ulusoy memleketi Of'u özlüyor. Ama işi bıraktıktan sonra köyüne dönmek gibi bir planı yok. Onu İstanbul'da tutan süreci şöyle anlatıyor: "Karadeniz'in yağmuru çetindir. Güneşi üveydir. Ürünü yetimdir. Biz böyle bir bölgede yetiştik. Köyümü çok özlüyorum ama orada yaşama planı ancak babaanne mezarlığında olur."

KARŞIYIM KARŞI...

Çevreci olduğunu sık sık vurgulayan Ulusoy, turizmin geliştiği yerlerde çevrenin zedelendiği yönündeki eleştirilere de şiddete karşı çıkıyor: "Türkiye'de yeşillik mezarlıkta var. Askeri alanlarda var. Bir de turizm alanlarında var. Sevgilisi güzel olanın gözüne uyku girmez. Benim sevgilim ülkemdir. Gözüme uyku girmiyor" diyen Ulusoy çevre için karşı olduğu şeyleri ardı ardına sıralıyor: "Balık çiftliklerine karşıyım. Bergama'da yapılan teleferiğe karşıyım. Kaz dağlarının kazılmasına karşıyım. Doğa yoksa ben de yokum. Sevgiliye kurşun atılmaz. Doğayı tahrip, sevgiliye kurşundur."

ÖNCE MÜTEAHHİTMİŞ

1949 yılında Trabzon'un Of ilçesinde doğan Başaran Ulusoy ilkokul ve liseyi Trabzon'da bitirmiş. Ardından da İstanbul'da yüksek öğrenimini tamamlamış. Yüksek öğrenimin ardından ticarete atılan Ulusoy'un ilk sektörü turizm olmamış. 1970'lerde işe müteahhitlikle ve sigortacılıkla adım atmış. Turizm bu iki sektörün ardından gelmiş. Önce turizm taşımacılığına başlamış. Başaran Turizm'i kurmuş. 1980 yılına kadar da bu alanda devam etmiş. 1991 ve 1993 yıllarında TÜRSAB'da başkanlık yapan Ulusoy, 1999'da yine başkanlığa seçilmiş. 11 yıldır bu görevi yapan Başaran Bey, "Halka hizmet etmek hakka hizmet etmektir. Ben hizmet etmeyi seviyorum" diyor. Ama TÜRSAB nedeniyle 11 yıldır da kendi işine hiç el sürmediğini dile getiren Başaran Ulusoy, "Her şeyi çocuklarıma bırakmış durumdayım. Hiç karışmıyorum. Ofise gitmiyorum bile... Onları iyi yetiştirdik. İşler yürüyor" diyor.

TUZ YİYİP SU İÇMEDİM, KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM

45 yıldır cemiyet hayatında hizmete çalıştığını dile getiren Başaran Ulusoy, seçim öncesinde önce aday olmayacağını söyleyip sonra adaylığını açıklayınca çatlak sesler de çıkmıştı "Size kızanlar oldu. Onlara hiç kırgın mısınız?' sorusuna "Ben teşkilatıma kırılmam. Mevlana gibi ‘Siz beni üzdünüz. Ben üzmeyeceğim' derim. Beni üzen olduysa kendini haklı görüyordur. Belki ben de onların yerinde olsam, ben de üzerdim diye düşünüyorum. Bizim işte, tuz yiyeceksin ama su içmeyeceksin. Anlayışlı olmak zorundayım. Çünkü dertlerini biliyorum" cevabını veriyor.

BAŞKAN OLMASAYDIM ÇOK PARA KAZANIRDIM

Başaran Ulusoy bir gününü şöyle özetliyor: "İşe sabah saat 7.30 da başlarım. Bizde mesai 8'de başlar. 9.00'a kadar personelimle görüşürüm. 09:00-11:00 arası programlarıma bakarım. 11:00-19:00 arası 4 gün randevular veririm. 3 gün de şehir dışında olurum. Senede 250 kere seyahat ederim. Türkiye'de en fazla gezen insan eden benim. Bu seyahatlerin 25'i yurtiçi. 225'i yurtdışı olur. Anadolu'ya çok sık giderim. Orada müthiş enerji toplarım. 40'a yakın fahri hemşeriliğim var."

Ulusoy aile şirketinin nasıl yönetildiğini de anlatıyor: "Başaran Turizmi küçük oğlum, Ulusoy Rent a Car şirketimizi de büyük oğlum yönetiyor. Ben sadece TÜRSAB ile ilgiliyim. Ben zaten geçimimi sağlamışım. Halimiz vaktimiz de iyi. Şirketler için oğullarıma 'Kimseye zarar vermeyin. Bana laf getirmeyin' dedim. Çok agresif olmasınlar. Ben TÜRSAB Başkanı olmasam maddi kazancım daha çok olurdu. Ama manevi kazancım maddi kazancımdan daha önemli. O yüzden benim umurumda bile değil. Dünyanın en zengin insanı benim. Beni seven gönül dostlarım var. Onlarla nefes alıyorum. Maddi olarak da.. Allaha şükürler olsun."  (HABERTÜRK)

This article is sourced from this page .