Eda Özsoy - TurizmGuncel
İstanbul Toplu Taşımacılar Birliği, 1992 senesinde İstanbul içinde öğrenci turizm ve pezsonel taşıma sahiplerinin bir araya gelerek oluşturdukları bir dernek.... Şu anda 50 bin servis aracı, bu hizmeti veriyor. Derneğe bağlı 240 üye bulunuyor. Bu üyeler, kurumsal tur şirketleri... Dernek üyeleri, günde yaklaşık 2 milyona yakın insanın taşınmasına aracılık ediyor. İSTAB'ın başkanlığını Levent Birant yürütüyor. Birant, 2004 yılına kadar İçişleri Bakanlığı'na bağlı olduklarını, bu tarihten sonra İstanbul Büyükşehir Belediye yasasının çıkmasıyla birlikte belediyelere bağlı olarak çalıştıklarını anlatıyor.
ATIL KAPASİTEYİ TURİZMDE KULLANAMIYORUZ
İSTAB'ın üyeleri arasında seyahat acenteleri de bulunuyor. Bunlar hem acentecilik yapıyorlar hem de taşımacılık kısmında yer alıyorlar. Birant, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu yönetmeliklerine göre hareket ettiklerini anımsatıyor. Kanuna ilişkin en son 31 12 2009 itibariyle bazı düzenlemeler yapılmış. Bu arada yetki belgeleriyle ilgili yeni yapılan düzenlemeler, turizm sektörünü de olumsuz etkileyecek süreçlere imza atmış. Bu olumsuz süreci Birant'ın ağzından dinliyoruz;
"Bir işletme eskiden hem şehirlerarası taşımacılık hem de turizm taşımacılığı yapabiliyordu. Ancak yeni düzenlemeyle birlikte şehirlerası ı çalışacak araçlarla turizm hizmetlerinde kullanılacak araçlar ayırmak zorunda kaldı. D1'e kayıtlı olan araçlar ancak şehirlerarası işlerde, D2'ye kayıtlı olanlar ise ancak turizm sektöründe kullanılabiliyor. Zaten taşımacılık sektöründe bir verimsizlik sözkonusu.... Yeni uygulamayla seyahat organizasyonu yapan araçları, filoda ayırmak zorunda kaldık. Şu anda böyle bir süreç yaşıyoruz.Yani atıl kapasiteyi de turizm hizmetlerinde kullanamaz hale geldik.
Bizim okul hizmetlerinde kullandığımız servis araçlarımız var. Bunlar, senenin 8 ayı okullarda hizmet veriyor. 4 ayı ise atıl bir şekilde boş bekliyor. Biz yeni düzenlemeyle bu araçlarımızı turizm sektöründe kullanamıyoruz. Bu da çok ciddi bir dezavantaj oluyor. Hem acente maliyetleri artıyor hem de bizim maliyetlerimiz...."
TÜRSAB'A ÇAĞRI
Tur otobüslerinin kalkış noktalarıyla ilgili de olumsuzluklar yaşandığına dikkat çeken Birant, ."Özellikle yazın ve bayram arefelerinde yoğunlaşan bir trafik var. Gösterilen bazı yerler var. Buralarda da ciddi trafik sıkışıklıkları oluyor. İstanbul trafiği zaten yoğun. Tur otobüslerini bırakın, servis ücreti verdiğimiz yolculaımızı bile almakta güçlük çekiyoruz. İSTAB olarak kalkış noktalaıyla ilgili de çok ciddi hizmet verebiliriz. Bu konuyu aslında acentelerle irdelemiş değiliz. Bu organizasyon için TÜRSAB ve İSTAB işbirliği yapabiliiz. Tur otobüslerini şehrin çok kalabalık yerlerine sokup, orada olumsuz bir trafik yaratmaktansa, daha şehrin giriş ve çıkış noktalarında kalkış noktaları belirleyip, bizler de içerdeki servis araçlaımızla bu hizmeti verebiliiz. Böyle bir açılım yapabiliriz. Böyle bir çalışmaya her zaman varız." teklifinde bulunuyor.
YENİ BİR HAVALİMANI GEREKİYOR
Son olarak Atatürk Havalimanı'nda yaşanan sıkıntılara değinen Birant, konuşmasını şöyle tamamlıyor;
"Havalanın kapasitesi şu anda olması gerekenin çok üzerinde çalışıyor. Çok ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Böyle olunca havalimanında bu hizmetleri yapacak olan bizim gibi firmaların sorunları artıyor. Otopark ücretleri de çok pahalı. Tur otobüsleri dışarda parklanma yapmak zorunda kalıyorlar. Gruqp çıkıyor, yanaşmanız gerekiyo Burada gerçekten bir koordinasonsuzluk var. Emniyet'in de yapacağı bir şey yok. Birbirine zincirleme bağlı sorunlar süreci yaşanıyor. Bu durum turizm sektörüne de zarar veriyor. Hedefler konuluyor ancak böyle çirkin manzaralar da ülkemize yakışmıyor. Mutlaka yeni bir havalimanı gerekiyor. Atatürk Havalimanı malesef yetmiyor."
This article is sourced from this page .