Şerif Yenen’den İstanbul’u “Gezmek” Değil, “Anlamak” İçin Yeni Rehber

Turizm Gazetesi 03/10/2026

Optimism: 10 Concern: 0 Uncertainty: 0 Confidence: 0 Discontent: 0 Satisfaction: 25
Şerif Yenen’den İstanbul’u “Gezmek” Değil, “Anlamak” İçin Yeni Rehber

İstanbul’un tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini biriktirdiği katmanlı yapısı, rehber ve yazar Şerif Yenen’in yeni kitabının merkezinde yer alıyor. “İstanbul, The Layered City / Its Hidden Gems” adlı yaklaşık 500 sayfalık çalışma, klasik gezi rehberlerinin “nerede ne var?” yaklaşımının ötesine geçerek kentin tarihini, mahallelerini, müzelerini, sokaklarını, yeme-içme kültürünü ve saklı kalmış kültürel mirasını birlikte ele alıyor.

Yenen, kitabın çıkış noktasını İstanbul’u yalnızca görülecek yerlerin toplamı olarak anlatmanın yeterli olmadığı düşüncesiyle açıklıyor. Yaklaşık 40 yıllık rehberlik deneyiminde ziyaretçilerin çoğu zaman şehri kısa sürede tanımaya çalıştığını belirten Yenen, yeni çalışmasında hem temel durakları hem de şehrin daha az bilinen katmanlarını bir araya getirdiğini söylüyor.

“İstanbul tek bir şehir değil”

Yenen'e göre İstanbul’u diğer şehirlerden ayıran temel özelliklerden biri, farklı dönemlerin aynı coğrafyada üst üste birikmiş olması.

Şehrin tarihini insanlık tarihinin daha geniş çerçevesi içinde ele alan kitap, Göbeklitepe ve Hititlerden başlayarak İstanbul’un Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki gelişimine uzanıyor.

Yenen, İstanbul’u tarif ederken kullandığı “katmanlı şehir” ifadesinin de bu yaklaşımın özeti olduğunu belirtiyor. Metro çalışmaları sırasında ortaya çıkan arkeolojik bulguların şehrin altında çok daha eski dönemlere ait izler bulunduğunu gösterdiğine dikkat çeken Yenen, Eminönü’nde Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin izlerini aynı yapıda taşıyan örneklerin de İstanbul’un bu özelliğini ortaya koyduğunu ifade ediyor.

Turist yerine “gezgin”, tur yerine “deneyim”

Yenen’in kitapta öne çıkardığı kavramlardan biri de turist ile gezgin arasındaki fark.

Yalnızca Ayasofya, Topkapı Sarayı gibi simge yapıları ziyaret edip fotoğraf çekmenin İstanbul’u anlamak için yeterli olmadığını belirten Yenen, gezginin şehrin arka sokaklarına, mahalle kültürüne ve günlük yaşamına da bakması gerektiğini savunuyor.

Bu yaklaşım rehberlik deneyimine de yansıyor. Yenen, turları sırasında zaman zaman planlanan rotanın dışına çıkarak yerel halkla ve üreticilerle iletişim kurduklarını, böylece ziyaretçilerin şehri yalnızca bir turist olarak değil, daha yakından deneyimleyen bir gezgin olarak tanımasına çalıştıklarını anlatıyor.

“İstanbul bitmek, tükenmek bilmiyor”

Yaklaşık 40 yıldır İstanbul’u anlatan Yenen, aradan geçen zamana rağmen şehirde kendisini şaşırtan yeni keşiflerin devam ettiğini söylüyor.

Şehrin üst üste biriken katmanlarının hâlâ keşfedilmeyi bekleyen pek çok unsur barındırdığını belirten Yenen, bazı izlerin mevcut yapıların altında veya gündelik hayatın içinde fark edilmeden varlığını sürdürdüğüne dikkat çekiyor.

Kitapta da bu anlayış doğrultusunda İstanbul’un bilinen simgelerinin yanı sıra arka sokaklara, gizli kalmış kültürel mirasa, müzelere, sanat mekânlarına ve deneyim rotalarına özel bölümler ayrılıyor.

Gizli İstanbul’un izleri

Kitabın “Its Hidden Gems” bölümünde ise şehrin gündelik hayatın içinde saklı kalan yönleri ele alınıyor. Bir mağazanın altındaki sarnıç, bir restoranın altında bulunan Rum manastırına ait ayazma ya da bir otelin lobisinde görülebilen tarihi kalıntılar gibi örnekler, İstanbul’un görünmeyen katmanlarına ışık tutuyor.

Yenen, İstanbul’u gezerken yalnızca en meşhur mekânlara odaklanmak yerine arka sokaklara girmenin ve yerel yaşamı gözlemlemenin önemli olduğunu vurguluyor. Kendisinin de seyahatlerinde en lüks restoranlar yerine daha az bilinen, yerel özellik taşıyan mekânları tercih ettiğini anlatıyor.

Kitapta müze, yeme-içme ve yakın çevre rotaları da var

Yaklaşık 500 sayfalık kitapta tarihi yapıların yanı sıra müzeler, sanat, yeme-içme ve alışveriş başlıkları da bulunuyor. İstanbul’dan kısa süreliğine ayrılmak isteyen ziyaretçiler için günübirlik ve bir-iki günlük yakın çevre rotalarına da yer veriliyor.

Yenen, kitabın yalnızca turistlere yönelik olmadığını; İstanbul’da yaşayanların da kenti farklı bir gözle yeniden keşfetmesine yardımcı olmasını amaçladığını belirtiyor.

“Kendi kültürümüze yeterince merak duymuyoruz”

Yenen’in İstanbul’a ilişkin dikkat çektiği konulardan biri de kentin sahip olduğu kültürel miras ile bu mirasa yönelik ilgi arasındaki fark.

Ayasofya, Kız Kulesi, Galata Kulesi, Topkapı Sarayı ve Süleymaniye Camii gibi yapıların yüzyıllardır şehrin tarihine tanıklık ettiğini hatırlatan Yenen, İstanbul’un dünyanın en zengin kültürel birikimlerinden birine sahip şehirlerinden biri olduğunu ifade ediyor.

Ancak kendi kültürel mirasımıza yeterince merak göstermediğimizi düşünen Yenen, İstanbul’un sahip olduğu zenginliğin daha fazla keşfedilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yenen’in yeni kitabı böylece İstanbul’u “görülecek yerler” listesinden çıkarıp, tarih, kültür, mahalle yaşamı, gastronomi ve keşif deneyimlerinin bir arada bulunduğu çok katmanlı bir şehir olarak okumayı öneriyor.

Kaynak: Ekonomi

This article is sourced from this page .