Bir otel düşünün… Gelirleri döviz cinsinden, maliyetleri ise büyük ölçüde TL bazında. İlk bakışta bu tablo avantajlı görünebilir. Ancak kur artışı maliyetlerdeki yükselişe yetişemiyorsa, otelin gelir tarafındaki avantaj giderek zayıflıyor.
Turizm Databank analizine göre, 2026 yılının ilk 9 aylık ortalamasında otellerin F&B maliyetleri yüzde 62,80 arttı. Aynı dönemde TÜFE artışı yüzde 31,46, dolar kurundaki artış ise yalnızca yüzde 18,35 oldu.
Böylece kur ile otel maliyetleri arasındaki fark 44,45 puana yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde bu fark 30,73 puan seviyesindeydi.
Veriler, otel maliyetlerinin kur artışının yaklaşık 3,4 katı hızında yükseldiğini ortaya koyuyor.
Bu durumun otel işletmeleri açısından önemli bir sonucu bulunuyor. Otel daha fazla oda satabilir, cirosunu artırabilir ve döviz geliri elde edebilir. Ancak artan ciro, aynı oranda kârlılık anlamına gelmeyebilir.
Çünkü gelirlerin ardından maliyetler de hızla yükseliyor. Üstelik maliyet artışındaki hız, kurdaki yükselişi önemli ölçüde geride bırakmış durumda.
Bu nedenle 2026’da otel işletmeleri açısından kritik soru yalnızca “Otel ne kadar gelir elde etti?” değil.
Asıl soru, “Bu gelirin ne kadarı otelde kaldı?”
Kur ile maliyet arasındaki makas açıldıkça, otellerin kârlılık marjları üzerindeki baskının da artması bekleniyor.
** Miktardan arındırılmış “sanal” TÜFE
* Miktar dahil maliyetler
Kaynak: TÜİK, Turizm Databank derlemesi
Turizm Databank
Veri → Analiz → Sinyal → Karar
This article is sourced from this page .