Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kapatılması ve ardından yıkılmasına ilişkin hukuki süreç sürüyor. Müze Çalışma Grubu tarafından kapatma kararının iptali amacıyla açılan davanın duruşması, Antalya Bölge İdare Mahkemesi’nde görüldü.
Müze Çalışma Grubu, müzenin kapatılmasına ilişkin kararın iptali için 22 Temmuz 2025’te dava açtı. Davanın duruşması ise 436 gün sonra gerçekleştirildi. Duruşma sonrası avukatlar, müzenin kapatılması ve yıkım sürecine ilişkin hukuki itirazlarını anlattı. Davayı takip eden avukatlardan Duygu Kozanoğlu, müzenin kapatılmasına ilişkin davada ancak 436 gün sonra hakim karşısına çıkabildiklerini söyledi.
Kozanoğlu, davanın önemli başlıklarından birinin yıkım ihalesi ile deprem performans analizi arasındaki tarih farkı olduğunu belirtti.
Yıkım ihalesinin 1 Temmuz’da yapıldığını aktaran Kozanoğlu, deprem performans analizi için ilk saha çalışmasının 7 Temmuz 2025’te gerçekleştirildiğini söyledi. Analiz raporunun ise 23 Temmuz 2025’te tamamlandığını ifade etti. Kozanoğlu, yıkım ihalesinin deprem performans analizi yapılmadan gerçekleştirilmesine ilişkin itirazlarını mahkemeye aktardıklarını belirtti.
Avukat Tuncay Koç da deprem performans analiz raporunun müze kapatıldıktan ve yıkım ihaleleri yapıldıktan sonra alınmasının başlı başına sorun olduğunu savundu.
Koç, müzenin yıkılması ve yeniden yapılmasına ilişkin işlemlerin kamuoyuyla paylaşılmadığını söyledi. Söz konusu işlemlerin “ticari sır” gerekçesiyle açıklanmadığını ifade etti. Müzenin yıkılmasında kamu zararı bulunduğunu savunan Koç, 2001 yılında yapılan 4 bin 500 metrekarelik ek binanın da yıkıldığını hatırlattı. Koç, kamu açısından yaklaşık 5 milyon dolarlık zarar oluştuğunu belirtti.
Koç ayrıca müzenin yıkılmasının kamuya büyük bir yük getirdiğini söyledi. Müze içerisindeki arkeolojik eserlerin nasıl korunduğunun ise kendileri açısından halen belirsiz olduğunu ifade etti.
Avukat Berkay Aksu da duruşmada müzenin yıkılmasına ilişkin itirazlarını mahkemeye aktardıklarını söyledi. Aksu, üstün kamu yararı taşıyan müzenin usule, hukuka ve idari teamüllere aykırı şekilde yıkıldığını savundu. Müzenin kent belleği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Antalya Müzesi’nin uluslararası ödüllü bir yapı olduğunu hatırlatan Aksu, müzenin daha sonra oluşturulan bir tespit raporuyla yıkılmasının hukuka aykırı olduğunu savundu.
Aksu, yürütmenin durdurulması yönünde karar verilmemesi sonucunda müzenin yıkıldığını belirtti. Yıkımın kent hafızasında bir travma olarak yer aldığını ifade etti. Aksu ayrıca Anayasa’nın 63’üncü maddesine, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na ve kültürel mirasa ilişkin uluslararası sözleşmelere atıfta bulundu.
Müzenin yıkılmış olmasına rağmen hukuki sürecin devam ettiğini vurgulayan Aksu, devam eden dava kapsamında “hiç olmazsa tespit niteliğinde bir iptal kararı” beklediklerini söyledi.
This article is sourced from this page .