Ziyaret Edilmemesi Önerilen 8 Destinasyon 'No-List 2026'da

Turizm Gazetesi 20/11/2025

Ziyaret Edilmemesi Önerilen 8 Destinasyon 'No-List 2026'da

Giderek daha fazla destinasyon, kitlesel turizmin etkilerinden zarar görüyor. Bu nedenle seyahat rehberi Fodor’s her yıl, 2026’da mümkünse uzak durulması gereken yerleri içeren bir “No-List” yayımlıyor. Aşağıda özellikle etkilenen sekiz destinasyonu tanıtıyoruz.

Turizmin gelir getiren yanları olsa da, aynı zamanda çevre sorunları, altyapı aşırı yüklenmesi, kira fiyatlarının artması, konut sıkıntısı ve yükselen sera gazı emisyonları gibi ciddi olumsuzluklara da neden oluyor. Fodor’s tarafından hazırlanan No-List, “boykot” çağrısı değil; turizmin yerel halk ve doğa üzerinde "kaldırılamaz bir baskı" oluşturduğu bölgelere dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Amaç hem doğayı hem de insanları korumak; çünkü ne aşırı kalabalık şehirler ne de kirlenmiş manzaralar ziyaretçiler veya yerel halk için keyiflidir. İşte 2026’da mümkünse uzak durulması önerilen sekiz destinasyon:

1. Antarktika

2. Kanarya Adaları, İspanya

3. Glacier Ulusal Parkı, Montana, ABD

4. Isola Sacra, İtalya

5. Jungfrau Bölgesi, İsviçre

6. Mexico City, Meksika

7. Mombasa, Kenya

8. Montmartre, Paris

Peki ya Venedik ve Barcelona?

1. Antarktika

Antarktika, yaklaşık 14,2 milyon km² ile dünyanın en büyük çölüdür. Eşsiz buzulları, dev buzdağları ve uçsuz bucaksız kutup manzaralarıyla macera tutkunlarını çeker. 2023–2024 sezonunda 120.000 kişi kıtayı ziyaret etti; bu sayının 2033’e kadar iki katına çıkması bekleniyor.

Fodor’s, uzmanların uyarılarını aktarıyor: Antarktika’da büyük kruvaziyer gemileri yasak olsa da, çok sayıda küçük ekspedisyon gemisi bölgeyi ziyaret ediyor; ayrıca özel tekneler de artıyor. IAATO çevre dostu kurallar yayımlasa da, ziyaretçi sayısını sınırlama hakkına sahip değil.

Bazı bilim insanlarına göre: “Antarktika kimsenin ‘bucket list’inde olmamalı.”

2. Kanarya Adaları, İspanya

Yıl boyu ılıman iklimi, volkanik manzaraları, plajları ve doğa aktiviteleriyle popüler olan adalar, son yıllarda aşırı turizm baskısıyla gündeme geldi.

2025’in ilk yarısında 7 milyon ziyaretçi geldi. Yerel halk:

artan trafik,

Airbnb ve benzeri platformlar nedeniyle yükselen kiralar,

su kıtlığı riski,

doğal alanların tahribatı

gibi sorunlara karşı sık sık protesto düzenliyor. ATAN çevre örgütüne göre, “Artık gerçekten yerel alanlar kalmadı.”

3. Glacier Ulusal Parkı, Montana, ABD

“Kıtanın Tacı” olarak bilinen park, buzullar, göller, dağlar ve zengin yaban yaşamıyla ünlü. Fakat buzullar, küresel ortalamanın iki katı hızla eriyor: 150 buzuldan yalnızca 27’si kaldı ve bunların da 2030’a kadar tamamen yok olabileceği belirtiliyor.

2024’te ziyaretçi sayısı 300.000 kişi artmış durumda. Temmuz–Ağustos ayları aşırı yoğun geçiyor. Erken saatlerde rezervasyonsuz girişler, kalabalığı engelleyemiyor.

Sonuç:

trafikte sıkışıklık

artan çöp

CO₂ emisyonları

yangınlar nedeniyle daha az erişilebilir yürüyüş rotaları

4. Isola Sacra, İtalya

Roma yakınlarındaki bu küçük ada, antik mezarlar ve diğer arkeolojik alanlarıyla bilinir. Fiumicino’da yapımı süren dev turizm ve kruvaziyer limanı (2026’da tamamlanması planlanıyor) doğa tahribatı endişesi yaratıyor.

Eleştirmenlere göre:

kıyı erozyonu artabilir,

ekosistem zarar görebilir,

Roma zaten yılda 35 milyon turist ile kapasitesini aşmış durumda.

5. Jungfrau Bölgesi, İsviçre

Eiger, Mönch ve Jungfrau dağlarıyla tanınan bölge, 2024’te sadece Jungfraujoch’a 1 milyondan fazla ziyaretçi aldı. Eiger-Express gondol hattı da 2,1 milyon yolcu taşıdı.

Sonuçlar:

yetersiz park alanları

aşırı kalabalık yürüyüş yolları

bozulmuş altyapı

yerel konut sıkıntısı (kısa dönem kiralamalar yüzünden)

Birçok yerli, yalnızca fotoğraf çekip hemen ayrılan günübirlik turistlerden ekonomik anlamda da fayda görmediğini söylüyor.

6. Mexico City, Meksika

Aztek tarihinden kolonyal mimariye, müzelerden sokak yemeklerine kadar zengin kültürüyle cazip bir şehir.

Ancak:

kısa dönem kiralamalar %86 arttı

2000–2018 arasında konut fiyatları 10 katına çıktı

Sonuç:

gentrifikasyon

yerel halkın mahallelerden dışlanması

protestolar

kültürel kimliğin bozulması

Bazı semtler artık “yeni koloniler” olarak adlandırılıyor.

7. Mombasa, Kenya

2024’te Kenya 2,4 milyon turist ağırladı ve Mombasa tüm sahil ziyaretçilerinin %70’ini oluşturdu. Ancak:

çevre kirliliği

su ve kaynak kıtlığı

genç işsizliğinde %44 oranı

suç ve sosyal sorunlar

aşırı turizm nedeniyle deniz yaşamının zarar görmesi

gibi ciddi sorunlar artıyor.

8. Montmartre, Paris

Sanatçılar mahallesi Montmartre, Sacré-Cœur’ün bulunduğu Paris’in en ikonik bölgelerinden biri. Ancak artık Eiffel Kulesi’nden bile fazla ziyaretçi çekiyor.

Netflix’teki “Emily in Paris” dizisi bölgeyi daha da popülerleşirdi

kira fiyatları %35 arttı

yerel kültür kaybolmaya başladı

aşırı kalabalık nedeniyle mahalle “yaşanılmaz” hâle geliyor

Peki Venedik ve Barcelona nerede?

Fodor’s, bu şehirlerin halen büyük sorunları olduğunu, ancak dikkatleri her zaman bu “alışılmış örneklere” yöneltmenin diğer acil durumdaki destinasyonları gölgede bıraktığını belirtiyor.

Kaynak: Reisereporter

This article is sourced from this page .