Eda Özsoy - TurizmGuncel
ETİK Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Foça’daki turizm çalışmalarını anlattı.
Türkiye’de sürekli olarak ön planda olan her zaman güneş kum tarih turizmi olduğunu anımsatan İşler, "Burada alternatif turizm yaratmaya çalışıyoruz. Foça ‘rüzgarın evi’ olarak anılıyor. Daha once sörf turizmiyle ilgili TUI ile bir çalışma yapmıştık. Bu yıl ise Thomas Cook’un Neelsen grubu ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. NeelsenGgrubu, hem tesisin altyapısının hem Foça’nın rüzgarından dolayı hiç düşünmeksizin geldi. 4 yıl önce yenilediğimiz tesisi, yeniden yenilemek zorunda kaldık. 5 artı 5 yıl toplam 10 yıl olarak Foça’ya yelkencilik ve spor sporlarını kazandırmış olduk” bilgisini verdi. Foça Belediye Başkanı ile birlil ele verip, slow city konseptini Foça’ya kazandırmak istediklerini anlatan İşler, ”Foça’nın kendi doğallığıyla doğanın getirdiği nimetleri birleştirip, daha üst seviyelere taşımak, geçmişiyle ve geleceğiyle barışık doğaya ve çevreye duyarlı bir ilçe haline getirmeye çalışıyoruz. Şu anda hazırlıklarımız sürüyor” dedi.
İKTİDARIN MUTLAKA EGE’Yİ DESTEKLEMESİ GEREKİYOR
TÜROFED Yönetim kurulu üyesi olarak sektörün sorunlarıyla da iç içe olduklarını kaydeden İşler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ege, İstanbul ve Antalya’ya göre çok geride kaldık. Ege’nin hak etmediği bir yerde olduğunu düşünüyoruz. Sadece sivil toplum örgütleriyle şehrin kendisinin değil, yerel yönetimlerin ve iktidarın katma değerinin daha düşük olmasından kaynaklanıyor. İzmir ve Ege’nin kendi değerlerini kullanıp bu çıtayı aşması mümkün değil. Mutlaka iktidarın ve aynı zamanda ülkenin diğer büyükşehirlerine yapılan desteklemelerin İzmir’e kaydırılması ve desteklenmesi babında olabilir. Yoksa İzmir’de yeni tesisler katmakla bu iş olmaz. Farklı bazı şeyler gerekiyor. Ankara’daki hükümet yetkililerinin entegre olmasıyla olabilecek birşey.
Deniz turizminin de geliştirilmesi gerektiğini savunan İşler “İzmir’e gelen bir milyon turistin sadece 326 bini deniz turisti… Bunu çıkardığımız zaman, gelen turist sayısının azlığını görürsünüz. Kruvaziyer sayısını ve uçuş sayılarını artırmamız lazım. İzmir’deki yaşlanmış tesisler için hükümetin çok düşük faizlerle kredilendirme vermesi lazım. Bunlar müteşebbislerin tek başına yapabileceği şeyler değil. Biz etik olarak Turizm Bakanlığımız ile görüşmeler yaptık. İzmir’i bir destinsayyon bölgesi olarak tanıtmak için harekete geçtik. Bunda da kararlıyız” diye konuştu.
İZMİR, YETERİNCE TANITILMIYOR
ETİK Başkanı Haluk Nişlioğlu da, İzmir’deki otelcilerin yeterince örgütlenememesinden yakındı. Türkiye’de iç turizmin başlamasının Ege ve İzmir ile birlikte olduğunu kaydeden Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Haluk Nişlioğlu, “ Ne zaman Antalya başladı, İzmir kaybetti. Antalya sahili geniş. Bizde de geniş ama .. İzmir’de birçok girişimler oluyor. Önce, hepsi iddialı başlıyor, ancak sonu gelmiyor. Antalya bunu yapmıyor. Antalya kendi içinde toplanıyor ve bölünmüyor. Ama bizler birlik olarak uzun seneler aynı birlik içindeyiz. Benim bütün oteller kendi evladım gibi” dedi.
İzmir’de tanıtıma yeterince önem verilmediğini düşünen Nişlioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İzmir’in tanıtımı için bir kitap hazırladık. Otelciler Birliği yasası yok. Eğer yasamız çıkarsa o zaman çok güçleneceğiz ve tüm sorunlarla daha yakından alakadar olacağız. Bir de İzmir’e senelerdir il kültür müdürü geliyor gidiyor. Buradan bir arkadaşımız Abdüllaziz Bey şu anda vekalet ediyor. Sayın bakanımıza bu kişinin İzmir’i tanıyan ve sektörü bilen bir kişi olduğunu söyledik. Bu kişinin İzmir İl Kültür Müdürü olmasını istiyoruz. Birçok seferler başladı. Ölü sezonda ana yolları acenteler ve otelciler birleşerek damping fiyatlar yapalım. En yakın bölgelerden turistler gelsin”
This article is sourced from this page .