Merkel gelmeden ortalık karıştı

Turizm Güncel 26/03/2010

Merkel gelmeden ortalık karıştı


Alman Başbakanı Merkel Türkiye’nin, Avrupa Birliği’ne tam üyeliğini değil “imtiyazlı ortaklık” seçeneğini desteklediklerini belirtti. Erdoğan da dün Almanya’da yayımlanan Die Zeit gazetesinde yaptığı açıklamada, “imtiyazlı ortaklık” önerisinin gündeme gelmesine fırsat vermeyeceğini belirterek, ayrıca Almanya’da Türk lise ve üniversiteleri kurulmasını istedi. Erdoğan’ın bu önerisi dün Alman basınına şu şekilde yansıdı:
Bild: Başbakan Erdoğan, önerisini dile getirirken acaba ne düşünüyordu? Almanya’da yaşayan Türk kökenlilerin yüzde 30’unun ilköğretim diploması var. Türk gençlerin yüzde 70’i hauptschule’den (başarısız gençlerin gittiği lise) mezun olamıyor. Bazı sınıflarda çocukların yüzde 80’i tek kelime Almanca bilmiyor. Almanya’da Türk liselerine ihtiyaç yok. Asıl ihtiyaç, daha iyi Almanca dersi verilmesi.

Türklerin ortalaması: Fakir ve hasta
İyi Almanca konuşan biri, kendi hayatını kurabilir ve buradaki 2 milyon 700 bin Türkün ihmal edildiği şikâyeti de dile getirilemez. Ortalamaya bakıldığında Türklerin fakir ve hasta olduğu, suç işlediği görülüyor. Sayın Erdoğan kendi insanlarına gerçekte neyin yardım edebileceğini aslında biliyor olmalı.
Süddeutsche Zeitung: Göçün üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen Türkçe, Almanya’da az kabul görüyor. Almanya bununla aslında büyük bir fırsatı kaçırmış oluyor. Uluslararası şirketler, günümüzde birden fazla dil konuşan kalifiye elemanlar arıyor. İşte bu nedenle İstanbul’da bir Alman-Türk üniversitesi kuruluyor.
Westdeutsche Allgemeine Zeitung: Bir Türk üniversitesinde tahsil görmek isteyenler, Türkiye’deki 115 üniversiteden birini seçebilir. Özel Türk liseleri zaten Köln, Berlin ve Hannover’de var. Ancak, Türk lise ya da üniversitelerinin etnik oluşumlar haline gelme tehlikesi var. Erdoğan’ın talebi, bu bağlamda Alman eğitim sistemi konusunda, ülkede uyumu yapıcı biçimde destekleyecek bir çağrı olarak anlaşılmalı.

Politikacılardan tepkiler
Erdoğan’ın talepleri, Alman politikacılar tarafından da yanıtlandı. Hükümetin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer, “Berliner Tageszeitung” gazetesine verdiği demeçte, “Her iki dilde yetişmiş olmak büyük bir avantaj. Kesin olan şu ki, insanların yaşadıkları ülkenin diline iyi düzeyde hâkim olması gerekiyor. Ancak, Almanca bilenler toplumda yükselme şansına sahip olabilirler” dedi. (Milliyet)

This article is sourced from this page .