İtalya’nın Kayak Merkezlerinde Alarm: 273 Tesis Kapatıldı

Turizm Gazetesi 05/10/2026

Optimism: 15 Concern: 85 Uncertainty: 60 Confidence: 10 Discontent: 0 Satisfaction: 15
İtalya’nın Kayak Merkezlerinde Alarm: 273 Tesis Kapatıldı

Kuzey İtalya’da 2026/27 kış sezonu, kayak turizmi açısından giderek zorlaşan koşulların gölgesinde başlıyor. Artan enerji ve işletme maliyetleri, daha az güvenilir hale gelen kar yağışı ve turistleri çekme rekabeti, birçok kayak merkezinin ekonomik sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

Büyük kayak bölgeleri lift, pist ve yapay kar sistemlerine milyarlarca avroluk yatırımlar yapmayı sürdürürken, daha küçük ve düşük rakımlı merkezlerin önemli bir bölümü faaliyetlerini durdurmak zorunda kalıyor.

Skipass Fiyatları Artıyor

Maliyet baskısı özellikle kayak bileti fiyatlarında kendisini gösteriyor. Dolomitler’deki 12 kayak bölgesini bir araya getiren Dolomiti Superski, 2026/27 sezonunda fiyatlarını artırdı.

Fiyat artışının gerekçeleri arasında enflasyonun yanı sıra enerji, hammadde, hizmet ve altyapı bakım maliyetlerindeki yükseliş gösteriliyor. Dolomiti Superski Başkanı Andy Varallo, özellikle enerji fiyatlarının yüksek enerji tüketimine ihtiyaç duyan teleferik sektörü açısından önemli bir maliyet unsuru olmaya devam ettiğini belirtiyor.

Fiyat artışına rağmen bölge yeni yatırımlara devam ediyor. Yeni liftler, pistler ve bağlantıların yanı sıra yapay kar sistemleri ve diğer altyapı yatırımları planlanıyor. Dolomiti Superski Family Card da ilk kez online olarak satın alınabilecek.

Ancak sektörün önündeki temel sorun giderek daha belirgin hale geliyor: Doğal kar artık eskisi kadar güvenilir değil.

Özellikle düşük rakımlı kayak merkezleri bu değişimden daha fazla etkileniyor. Kar yağışının yetersiz kaldığı dönemlerde yapay kar sistemlerinin devreye alınması gerekiyor. Bu da enerji, su ve teknik altyapı maliyetlerini daha da artırıyor.

1.000-1.500 Metre Rakımdaki Merkezler Risk Altında

Uzmanlara göre yaklaşık 1.000 ile 1.500 metre arasındaki rakımlarda bulunan bazı kayak merkezleri uzun vadede ekonomik temelini kaybedebilir.

İşletmeciler bir yandan kayak sezonunu güvence altına almak için daha fazla yatırım yapmak zorunda kalırken, diğer yandan doğal kar koşullarının giderek daha belirsiz hale gelmesi yatırımların geri dönüşünü zorlaştırıyor.

Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli kayak merkezleri açısından önemli bir risk oluşturuyor.

Reinswald’dan Dinamik Fiyatlandırma Modeli

Güney Tirol’deki Reinswald kayak merkezi ise değişen koşullara farklı bir yöntemle uyum sağlamaya çalışıyor.

Merkezde ilk kez dinamik fiyatlandırma sistemi uygulanıyor. Günlük skipass fiyatı, arz ve talebe göre belirlenen bir aralık içinde değişiyor. Bilet fiyatları 37,50 ile 54 euro arasında değişirken, algoritma geçmiş yedi kayak sezonuna ait veriler de dahil olmak üzere çeşitli verileri dikkate alıyor.

İşletme şirketinin yeni Başkanı Julian Thaler, uygulamanın ilk sonuçlarının olumlu olduğunu belirtiyor. Online satışların hem yerel halk hem de turistler tarafından ilgi gördüğü, bazı turistlerin gişeden satın almaya kıyasla online kanallardan daha fazla bilet aldığı ifade ediliyor.

Hava koşullarının iyi olması ve fiyatın cazip seviyede bulunması halinde yerel ziyaretçilerin seyahat kararını çoğu zaman bir gün öncesinden verdiği belirtiliyor. Bazı turistlerin ise uygun koşullarda tatillerini spontan olarak yarım gün uzattığı aktarılıyor.

İtalya’da 273 Kayak Tesisi Terk Edildi

Kayak sektöründeki dönüşümün boyutunu çevre kuruluşu Legambiente tarafından yayımlanan “Nevediversa 2026” raporu da ortaya koyuyor.

Rapora göre İtalya Alpleri ve Apeninler’de toplam 273 kayak lifti ve kayak tesisi terk edilmiş durumda. Ayrıca aralarında oteller, tatil tesisleri, turistik konaklama işletmeleri ile eski askeri ve sanayi yapılarının bulunduğu 247 bina da terk edilmiş veya kısmen kullanılıyor.

En fazla terk edilmiş kayak tesisinin bulunduğu bölge 76 tesisle Piyemonte. Onu 51 tesisle Lombardiya izliyor.

Legambiente ayrıca 231 kayak tesisinin yalnızca finansal destek sayesinde faaliyetlerini sürdürebildiğini belirtiyor.

Öte yandan yapay kar altyapısının yaygınlaşması dikkat çekiyor. İtalya genelinde geçtiğimiz kış sezonunda yapay kar üretiminde kullanılan 169 su depolama tesisi tespit edildi. Bunların önemli bölümü Trentino-Güney Tirol, Lombardiya ve Piyemonte bölgelerinde bulunuyor.

Yapay Kar Maliyetleri Artırıyor

Sektör giderek daha karmaşık bir döngüyle karşı karşıya:

Daha az doğal kar, daha fazla yapay kar üretimi anlamına geliyor. Daha fazla yapay kar ise daha yüksek enerji ve su tüketimi ile daha yüksek işletme maliyeti yaratıyor.

Rakım düştükçe bu döngünün ekonomik açıdan sürdürülebilirliği de zorlaşıyor.

Bu nedenle birçok işletmeci klasik kayak turizmine olan bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Amaç, kar yağışının yetersiz olduğu dönemlerde de ziyaretçileri bölgeye çekebilecek alternatif turizm ürünleri oluşturmak.

Kayak Merkezleri Dört Mevsim Turizme Yöneliyor

Legambiente ilk kez 28 farklı “Dağ Luna Parkı” projesini de raporuna dahil etti. Bu merkezlerde tubing, yaz kızakları ve farklı eğlence aktiviteleri kayak altyapısıyla birlikte sunuluyor.

İşletmecilerin temel yaklaşımı, karın güvenilir olmadığı dönemlerde farklı aktivitelerle turist çekebilmek.

Ancak çevre kuruluşu bu dönüşüme temkinli yaklaşıyor. Legambiente, dağların giderek daha fazla yapay altyapıyla dönüştürülmesinin doğal çevre üzerinde yeni baskılar yaratabileceği konusunda uyarıyor.

İtalya’nın kayak merkezlerinde yaşanan gelişmeler, iklim değişikliğinin yalnızca kar miktarını değil, dağ turizminin ekonomik modelini de değiştirdiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yüksek rakımlı ve güçlü sermaye yapısına sahip büyük kayak bölgelerinin avantajını koruması beklenirken, düşük rakımlı merkezlerin ise kayak dışı ürünlere ve dört mevsim turizme yönelmesi giderek daha önemli hale geliyor.

This article is sourced from this page .