Uzungöl turizminde viraj: Koruyarak kalkınma

Turizm Aktüel 06/10/2026

Optimism: 50 Concern: 25 Uncertainty: 10 Confidence: 30 Discontent: 10 Satisfaction: 0
Uzungöl turizminde viraj: Koruyarak kalkınma

Evrim Akkaş / Flora Uzungöl Resort Hotel Genel Müdürü

Trabzon’un ve bölgenin göz bebeği olan bir destinasyonun sadece 45-60 güne yayılan bir sezona hapsolmaması gerektiğini sürekli söylüyorum. Peki bunun için neler yapılmalı? Uzungöl turizmi 12 aya yayılabilir mi? Kış festivalini yalnızca ilk kıvılcım olarak adlandırabiliriz. Ateşi harlamak bizim elimizde.

Turizm yalnızca yaz mevsiminden ibaret değildir. Uzungöl’ün geleceği, yaz aylarında kaç misafir ağırladığımız kadar, kışın ve baharın da neden tercih edilmediğini doğru analiz edebilmemize bağlıdır.

Uzungöl, Doğu Karadeniz turizminin en güçlü destinasyonlarından biri. Doğal güzelliği, gölü, ormanları, yaylaları ve kendine özgü coğrafyasıyla yalnızca Trabzon’un değil, Türkiye’nin uluslararası ölçekte tanınan turizm merkezlerinden biri haline geldi.

Ancak bugün sektör olarak önümüzde önemli bir soru var:

Uzungöl’ü yalnızca yoğun yaz sezonunun yaşandığı bir destinasyon olmaktan çıkarıp 12 ay yaşayan bir turizm merkezi haline nasıl getirebiliriz?

Aslında bu sorunun cevabı Uzungöl’ün kendisinde saklı

Uzungöl’ü düşündüğümüzde çoğumuzun aklına yaz mevsimi, yeşil doğa ve göl manzarası geliyor. Oysa Uzungöl’ün kış görüntüsü, sisli sonbaharı ve ilkbahardaki doğa uyanışı da başlı başına bir turizm ürünüdür.

Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Uzungöl’ü doğa yürüyüşü, bisiklet, sportif olta balıkçılığı gibi farklı aktivitelerin gerçekleştirilebildiği bir destinasyon olarak tanımlıyor. Trabzon için ise uzun yıllardır “4 mevsim 12 ay turizm” yaklaşımı ortaya konuluyor.

Demek ki elimizde yalnızca bir göl değil; doğa, yayla, gastronomi, spor, macera, wellness ve dinlenme gibi farklı turizm türlerinin bir araya getirilebileceği güçlü bir destinasyon var.

Sorun potansiyelin olmaması değil.

Bu potansiyeli yılın tamamına yayacak ürünleri yeterince oluşturamamamız

Uzungöl’de kış turizmi denildiğinde akla ilk olarak kar ve kayak geliyor. Elbette kış sporları önemli bir seçenek olabilir. Ancak 12 aylık turizm hedefini yalnızca kayak turizmine bağlamak doğru olmaz. Kayak merkezi bir süredir Uzungöl halkının gündeminde olan bir konu, bunu ayrı tutarak elimizde şu an  böyle bir merkez olmadığı için kış diyince aklımıza ilk kar gelmesi gerekiyor.

Peki kış kapsamında şu an için neler yapılabilir.

*Doğa yürüyüşleri,

*Kış fotoğrafçılığı,

*Wellness ve spa,

*Yoga ve nefes kampları,

*Gastronomi deneyimleri,

*Doğa ve macera aktiviteleri gibi seçeneklendirebiliriz.

Tüm bunlarla ilgili Uzungöl özelinde işletmecilerin kendilerinin yapabilecekleri tanıtımlar ile birlikte Valilik, Turizm il müdürlüğü, TGA kapsamında da tanıtımlar yapılmalıdır.

Misafire “Uzungöl’e kışın da gelebilirsin” demek yetmez. Kışın Uzungöl’e gelmesi için ona bir sebep sunmamız gerekir.

Uzungöl işletmecileri olarak bizim yapmamız gereken ise 12 ay turizminden temmuz ve ağustos ayı beklentisi içerisinde olmamamızdır. Böyle bir şey dünyanın genelinde mümkün değildir.

Her mevsimin kendi ürününü oluşturmalıyız. İlkbahar başka bir Uzungöl sunabilir. Yaz başka bir Uzungöl. Sonbahar başka. Kış ise bambaşka bir Uzungöl.

Örneğin sonbaharda doğa ve fotoğrafçılık temalı programlar, kışın wellness ve gastronomi paketleri, ilkbaharda doğa yürüyüşleri ve spor kampları, yaz döneminde ise mevcut doğa ve kültür turizminin yanında macera ve açık hava aktiviteleri geliştirilebilir.

Böylece turizm sezonunu uzatmak yerine aslında turizmi mevsimlere bölerek 12 aya yaymış oluruz.

Turizmi 12 aya yayabilecek olmamızın pozitif etkilerinden biri de ‘Uzungöl çok pahalı, Türkler gelemez, orada kalamaz, yiyip içemez’ algısının da önüne geçilmiş olur. Buraya gelen yerli turist şunu görüyor; ‘Uzungöl anlatılan gibi pahalı bir yer değil’. Kimse kusura bakmasın, Trabzon merkezde 500 liraya yediğin bir yemeği Uzungöl manzarası eşliğinde 600 liraya yemek son derece normaldir. Fahiş fiyatlar ise zaten devletin kontrolünde ve hatta devlete kalmadan esnaf kendi arasında bile bir otokontrol mekanizması oluşturmuş durumda. Uzungöl için olumsuz bir yorum olmasının önüne geçmeye çalışıyorlar.

Uzungöl turizmini 12 aya yayabilmemizin pozitif etkilerinden birisi de buradaki Arap turist hegemonyasına bağlı kalmanın da önüne geçmektir. Doğu Karadeniz bölgesini kapsayacak şekilde kurulan Doğu Karadeniz Otelciler Birliği (DOKOB) kuruluş amaçlarından birisi de budur. Trabzon ve Rize özelinde Arap turist hegemonyasını kırmak adına Özbekistan ve Kazakistan’a FAMTRIP’ler düzenlenmekte olup, hedef pazar çeşitlendirilmesi amaçlanmaktadır. Yine hedef pazarlar kapsamında İran, Irak pazarları da yoğunluk olarak hedeflenmelidir.

Tüm bunlarla birlikte bir bakmışız ki Uzungöl 12 ay ziyaret edilen bir destinasyona dönüş görmek içten bile değildir.

This article is sourced from this page .