Eda Özsoy - TurizmGuncel
Ege bölgesi, İstanbul ve Antalya ile birlikte Türk turizminin en önemli üç destinasyonundan biridir. Ege turizmini incelerken Muğla, Aydın, İzmir ve Denizli illeri ele alınmıştır. İzmir ve Muğla’ya havayolu ve denizyolu ile, Aydın’a ise sadece denizyolu (Kuşadası limanı) ile turist girişi olmaktadır. Denizli’ye giden turistin çoğunluğu ise bu illerdeki kapılardan ve Antalya’dan giriş yaptıktan sonra karayolu ile Denizli’ye taşınmaktadır. Giren yabancı ziyaretçiyi iki defa hesaplamamak için çalışmamızın ilk etabında Denizli sayısal analiz dışında tutulmuştur.
Ege bölgesine gelen turist sayısı 2004’te 3.548.000 iken, 2009’da 4.491.000’e yükselmiştir. Beş yıldaki toplam artış oranı % 26,6’dır. Aynı dönemde Türkiye’ye gelen toplam turist sayısı ise % 54,6 artmıştır. Ege bölgesine gelen turist sayısının Türk turizmindeki artışın gerisinde kalmasıyla bölgenin Türk turizmi içindeki payı % 20,3’ten % 16,6’ya düşmüştür.
2004-2009 yılları arasında Ege bölgesine denizyoluyla gelen yabancı turist % 70 gibi yüksek bir oranda artarken, havayoluyla gelenlerin artış oranı % 13,3’te kalmıştır.
Muğla Turizmi
2004-2009 döneminde Muğla’ya gelen yabancı turist sayısı % 11,6 artmıştır. Havayoluyla gelenler % 14,7 artarken, denizyoluyla gelenler % 2,9 azalmıştır. Muğla’nın Türk turizmi içindeki payı son yıllarda gerilemektedir. 2004’te Türkiye’ye gelen turist sayısı içinde % 14,4 pay elde eden Muğla bölgesinin, 2009 yılında payı % 10,4’e düşmüştür.
2004-2009 yılları arasında Muğla limanlarına kruvaziyer gemilerle gelen yabancı ziyaretçi sayısı artmazken, Kuşadası ve İzmir’e denizyoluyla gelen yabancı turist sayısı artmaktadır. Özellikle Marmaris limanının daha aktif hale gelmesi için özel pazarlama çalışmaları yapılmalıdır.
Diğer yandan Muğla’ya denizyoluyla gelen yabancıların yarısından çoğu konaklama yapmayan ve günübirlikçi diye ifade edilen ziyaretçilerdir. Limana geldikleri gün sonunda bölgeden ayrılmaktadırlar.
Muğla, İngiltere pazarına odaklı çalışmaktadır. Gelen yabancı ziyaretçilerin içinde İngilizlerin payı % 40’ın üzerindedir. Antalya’ya 4 milyondan fazla Alman+Rus turist gelirken Muğla’ya gelen Alman+Rus sayısı 400 bin civarındadır. Muğla’nın başta Almanya, Rusya ve diğer BDT ülkeleri olmak üzere pazar çeşitliliğine gitmesi kaçınılmazdır.
Muğla bölgesinde turistik ürün sayısının azlığı, direkt uçuşların kısıtlı olması, mevsimin kısa olması, tesislerin tur operatörlerin kataloglarında yeterince yer almaması Muğla turizminin istenen düzeye gelmesini engellemektedir. Muğla’nın golf, kongre, marina, spor, sağlık yatırımlarına ve bu yöndeki pazarlama çalışmalarına ağırlık vermesi gereklidir.
Aydın Turizmi
Kuşadası limanından giriş yapan yabancı ziyaretçi sayısı son yıllarda istikrarlı şekilde artmaktadır. 2004-2009 yılları arasında kruvaziyer gemilerle ilçeye gelen yabancı ziyaretçi sayısı % 140 artmıştır. Ancak bunların çok büyük kısmı günübirlikçi olduğundan konaklama yapmamakta, Efes ve Meryem Ana’yı gezdikten sonra gemiyle yollarına devam etmektedir. Kuşadası’na denizyoluyla gelen yabancılar içinde Amerikalı ve İngiliz turistler ilk iki sırayı almaktadır.
Bu ziyaretçilerin harcama eğilimlerinin yüksek olması, çarşı esnafını memnun etmektedir.
Diğer yandan, Kuşadası ve Didim’deki tesislerde 2008 verilerine göre 750 bin dolayında yabancı turist konaklama yapmıştır. Bunların çoğu Alman, İngiliz ve Benelüx ülkelerindendir ve güneydeki Bodrum ile kuzeydeki Adnan Menderes havalimanlarını kullanarak gelmişlerdir. Muğla gibi Aydın’ın da Rusya ve diğer BDT pazarlarından aldığı pay oldukça zayıftır.
İzmir Turizmi
2004-2009 arasında İzmir’e gelen yabancı ziyaretçi sayısı % 38 artmıştır. Ancak İzmir’in özellikle kruvaziyer turizminde ciddi bir atak içinde olduğu görülmektedir. 2004 yılında denizyoluyla gelen yabancı ziyaretçi sayısı 130 bin iken 2009 yılında 366 bine yükselmiştir (% 182 artış). İzmir Ticaret Odası’nın kruvaziyer limanlarda ödenen ayakbastı paralarını üstlenmesi İzmir için önemli bir avantaj olmuştur.
İzmir kent turizmi, kültür turizmi, kıyı turizmi, termal/sağlık turizmini bir arada bulundurmaktadır. Konaklamaların çoğu İzmir merkez, Çeşme ve Selçuk’taki tesislerde gerçekleşmektedir. Konaklamada Almanlar ilk sırayı alırken, İtalya, Fransa, Yunanistan gibi Akdeniz ülkelerinden gelen turistlerin İzmir’e özel bir ilgi gösterdiği izlenmektedir.
Denizli Turizmi
Denizli’yi ziyaret eden yabancılar, Antalya veya Ege kıyılarındaki tesislerde konaklayanlar veya kültür turları ile ülkemizi dolaşan turistlerdir. Denizli’nin Ege ve Antalya kıyılarına karayolu bağlantısı 2-3 saat kadar sürmektedir.
Denizli’de 2004’te 685 bin olan yabancı konaklama sayısı 2008 için 860 bindir. Konaklamaların % 95’i Pamukkale’de yapılmaktadır. Ortalama kalış süresi sadece 1 gündür. İlk sırayı Almanlar almaktadır. İkinci sırada kültür turizmine meraklı olan Japon turistler gelmektedir.
Pamukkale’de bulunan Hierapolis antik kentini 2008’de gezen yabancı ziyaretçi sayısı 1,1 milyondur. 240 bin yabancı bölgeye günübirlik ziyaret için gelmiştir.
Pamukkale’deki travertenlerin beyazlaşmasını sağlayan termal suyun yıllar içinde giderek azalması çok ciddi bir sorundur. Pamukkale’nin varlığı bu suyun belli bir debinin üzerinde akmasına ve eski özelliğini korumasına bağlıdır.
Genel Değerlendirme ve Öneriler
Ege turizminin büyüme hızı son yıllarda maalesef Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Açıkça görülmektedir ki, Ege’nin Türk turizmi içindeki pazar payı giderek düşmektedir.
Ege bölgesi turizmdeki ürün sayısını artıramamaktadır. Muğla kıyıları deniz/kum/güneş üçgenine sıkışmış durumdadır. Kruvaziyer turizm gelişmemektedir. Golf ve marina/yatçılık Muğla turizmi için önemli alternatif ürünlerdir. Golf ve marina yatırımlarına ihtiyaç vardır. Bu ilimizde iki uluslararası havalimanı bulunması önemli bir avantaj olarak görülse de, doğrudan uçuşların yetersiz olması ulaşım açısından sorun yaratmaktadır. Dalaman’da yapılması öngörülen turizm kenti yatırım ve ürün çeşitliliği getireceğinden, bu kıyılar için önemli bir fırsat oluşturacaktır.
Aydın ili Kuşadası ve Didim ile ön plana çıkmaktadır. Kuşadası önemli bir kruvaziyer liman olma özelliğini sürdürse de, turistlerin büyük bölümü günübirlikçidir. Aydın kıyılarında da marina ve golf yatırımlarına ihtiyaç vardır.
Didim’de yapılması planlanan turizm kenti, bu bölgeye ciddi hareketlilik getirecektir.
İzmir, ürün çeşitliliği açısından şanslı durumdadır. Ancak Çeşme dışındaki tesisler, tur operatörlerinin kataloglarında pek yer alamamaktadır. Çeşme, termal ve spa konusunda giderek daha fazla tanınmaktadır. İzmir merkezde ise şehir turizminin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. İzmir, İstanbul gibi bir kültür/tarih, kongre, eğlence, alışveriş merkezi olabilmelidir. Bu alanlarda yatırıma ihtiyaç vardır. Kruvaziyer turizmin gelişimi olumludur. İzmir’deki meslek birlikleri ve yerel yönetimlerin uyumlu bir işbirliği içinde olmaları kentte turizmin gelişmesine katkı sağlamaktadır.
Denizli, kısa süreli ziyaret durağı olarak algılanmaktadır. Ortalama konaklama süresi sadece bir gündür. Bir termal ve spa merkezi özelliğine kavuşmuş değildir. Gelenler Hierapolis antik kentini dolaşıp dönmektedir. Tanıtım konusunda özel olarak çalışılmasına ihtiyaç vardır. Travertenlerin korunması ve su debisinin azalmaması için önlemler alınmalıdır. İstanbul, Ankara, Ege ve Antalya’daki havaalanlarına küçük dolmuş uçakları ile ulaşım sağlanması ziyaretçi sayısını artıracaktır.
Ege bölgesi Alman ve Rus/BDT pazarlarında zayıftır. Türkiye’yi ziyaret eden Alman ve Rusların % 15-20’si bu bölgemizde tatil geçirmektedir. Antalya ile karşılaştırıldığında bu rakamlar çok düşüktür.
Çevre konusundaki duyarlılık arttırılmalıdır. Bodrum ve Kuşadası’nda ikinci konutların yöre turizmine verdiği zarar dikkate alınarak diğer yörelerde bu konuda dikkatli davranılmalıdır. Sıvı ve katı atık sistemleri tesis bazında değil, yöre bazında çözülmelidir. Merkezi bütçeden kaynak aktarılarak ve ayrıca bu konuda tesisler ile belediyeler ortak hareket ederek ilave fon oluşturabilmelidir.
Başta belediyeler ve meslek örgütleri olmak üzere tüm özel ve kamu kuruluşları işbirliği yaparak turizmin sorunlarına çözüm bulmalıdırlar. Altyapı ve tanıtım konularında güç birliği yaparak ortak hareket etmek kaçınılmazdır.
Destinasyon tanıtımı uluslararası fuarlarda hayati rol oynamaktadır. Bu bağlamda katılınan fuarlarda yöresel standlara yer verilmelidir.
Ege bölgesinde bulunan havalimanlarına pazar ülkelerin önemli şehirlerinden uzun dönem sezona yayılarak daha çok doğrudan uçuş yapılması sağlanmalıdır.
Bunun için yerli ve yabancı havayolu şirketleriyle (boş koltuk desteği gibi) ikili özel anlaşmalar yapılmalıdır.
Yunan turizm şirketleriyle çok daha yakın işbirliği yapılarak adalar ve Türk kıyıları arasında, üçüncü ülkelerden gelen turistler için karşılıklı birkaç günlük paket turlar oluşturulabilmelidir.
Yöresel ve bölgesel sorunları gidermek için daha fazla sivil insiyatif kullanılmalıdır. Bunun için turizmcilerin sivil toplum örgütlerine katılmaları ve bu örgütlerde aktif olarak çalışmaları büyük yarar sağlayacaktır.
This article is sourced from this page .