'15 milyar dolarlık birleşme ve satın alma ile rekor kırıldı'

Turizm Güncel 08/05/2012

'15 milyar dolarlık birleşme ve satın alma ile rekor kırıldı'

 

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği  (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, “Geçen sene toplamı 15 milyar  doları bulan 241 anlaşma ile birleşme ve devralma işlemleri rekor kırdı. Yabancı  yatırımcılar 138 anlaşma ile bu hacmin yüzde 74'ünü oluşturdu” dedi.

 

Boyner, Dernek tarafından düzenlenen “Türkiye'de Birleşmeler ve  Devralmalar: Rekabetçi Olmak İçin Nasıl Bir İşbirliği Yapılmalı?” konulu  seminerde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik refahının  sürdürülebilmesi için yıllık yüzde 5 ila 6 oranında büyümesi gerektiğini sıklıkla  dile getirdiklerini, bu doğrultuda, geçen iki yılda ekonominin yüzde 18'in  üzerinde bir büyüme performansı ortaya koyduğunu kaydetti.

 

Boyner, küresel iktisadi koşulların kötüleştiği bir ortamda Türk  ekonomisinin elde ettiği büyümenin bölgedeki ve dünyadaki yatırımcıların da  dikkatini çektiğini söyledi.

 

Söz konusu bu krizden çıkmak için şirketlerin kullandığı önemli büyüme  araçlarından birinin de birleşme ve devralmalara yönelmek olduğunu  gözlemlediklerini dile getiren Boyner, “Türkiye'de de bu gelişmelere paralel  olarak gerek stratejik, gerekse finansal amaçlı birleşme ve devralmaların  arttığını görüyoruz. Hatta geçen sene toplamı 15 milyar doları bulan 241 anlaşma  ile birleşme ve devralma işlemleri rekor kırdı.  Yabancı yatırımcılar 138 anlaşma 

 ile bu hacmin yüzde 74'ünü oluşturdu” dedi.

 

Boyner, Türk yatırımcıların esnekliği ve farklı iş yapma kültürlerine  kolay adapte olabilmesinin Türk şirketlerin büyüme stratejilerinde bölgedeki  yatırım olanaklarını daha iyi kullanmalarını sağladığını söyledi.

 

Yabancıların en çok rağbet ettiği sağlık ve e-ticaret sektörü”

 

Küresel finansal kriz döneminde bile, Türk şirketlerinin sınır ötesi  birleşme faaliyetlerinde bulunduğunu gözlemlediklerine işaret eden Boyner, “Bu  doğrultuda, 2007-2011 yılı arasında Türk şirketler 68 anlaşma ile yurt dışında  7,5 milyar dolarlık birleşme ve devralma faaliyetinde bulundu. Pazar ve ürün  çeşitlendirmek, marka satın almak ve maliyet düşürerek rekabet avantajı kazanmak  birleşme ve devralma faaliyetlerini körükleyen faktörlerden oldu” dedi.

 

Boyner, bu doğrultuda, sağlık ve e-ticaret sektörlerinin Türkiye'de  yabancıların en çok rağbet ettiği sektörler olarak öne çıktığını, bunun yanında  yiyecek/içecek, telekomünikasyon, lojistik, finansal hizmetler ve imalat  sektörleri ise Türk şirketlerinin satın almalarının yarısından fazlasını  oluşturduğunu söyledi. Boyner, “Birçok şirketimiz küresel markaları bünyelerine  katarak büyüme stratejilerini zenginleştirdi” dedi.

 

“Adil rekabet ortamı”

 

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, içeride güçlü olamamaları halinde dışarıda da  güçlü olamayacaklarını dile getirerek, şunları söyledi:

 

“Krizin yarattığı belirsizlik yavaş yavaş ortadan kalktıkça, makro  politikaların yeterli gelmediğini daha iyi görüyor ve rekabeti belirleyen iş ve  yatırım ortamı olguları ile karşı karşıya kalıyoruz. İçeride adil rekabet  ortamını ve iş yapma kolaylığını sağlayamadığımız sürece, dışarıda rekabet  edebilecek ölçekte bir ekonomi yaratmamız son derece güç.

 

Çünkü tüm ülkeler artık  mikro reformlar bağlamında birbirleri ile yarışıyor, bu yolla cazibe alanları  yaratmaya çalışıyorlar. Artık sadece etkili makro politikalardan değil,  'sürdürülebilir kalkınma' olgusundan bahsediyoruz. Gerek mevzuatımız, gerekse  uygulamalar dinamik bir yatırım ortamı yaratmanın gerisine hiçbir şekilde  düşmemelidir. Bu çerçevede, başta yeni Türk Ticaret Kanunu olmak üzere yakın  dönemde birçok olumlu adım atıldı. Bunların devamının gelmesi ve başta vergi  reformu olmak üzere yatırımın önündeki engellerin kaldırılması Türkiye'nin daha  kolay iş yapılan bir ülke haline dönüşmesini sağlayacaktır.”

 

"Teşvik paketi birleşme ve devralmalara olumlu etki yapacak”

 

Boyner, bu dönüşüm için yeni teşvik paketinin de yeni yatırımlara  sağlanan olanaklarla orta vade için stratejik bir adım olduğunu düşündüklerini  kaydetti.

 

Gerek açıklanan teşvik, gerekse tasarruf paketlerinin geçen sene  ivmelenen kapsamlı bir reform sürecinin bir parçası olduğu kanaatinde olduklarını  ifade eden Boyner, yeni teşvik mekanizmasının belirli sektörleri stratejik olarak  tanımladığını, kümelenmeyi öne çıkardığını ve bu sayede oyuncuların güçlerini  birleştirmesi ve ortak çalışması için daha verimli ve daha rekabetçi bir pazar  yaratmayı hedeflediğini söyledi.

 

Boyner, bu paketin de halihazırda ivmelenmiş olan birleşme ve  devralmalara olumlu yönde etki yapacağı düşüncesinde olduklarını vurguladı.

 

“Küresel rekabetin gitgide arttığı bu dönemde artık “küçük olsun benim  olsun anlayışı”nı bırakıp, “birlikten kuvvet doğar” anlayışını  benimsemeliyiz” diyen Boyner, sürdürülebilir basarıyı ancak pazar ve ölçek  arasında kurulan hassas dengenin sağlayabileceğini söyledi.

 

Fena bir performans değil

 

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)  Başkanı İbrahim Turhan, Türkiye'de geçen yıl birleşme ve satın almalarda 15  milyar dolarlık bir performansın gösterildiğini belirterek, “Bu fena değil. Kriz  öncesi performansımızın hemen hemen dörtte üçünü yakalamış durumdayız. Çeşitli  sebeplerle iptal edilen veya bekleyen özelleştirmeleri de bunun içine dahil  edersek, Türkiye'nin süratle kriz öncesi performansın üzerine ulaşabileceğini  buradan anlamak mümkündür” dedi.

 

Turhan, TÜSİAD tarafından  düzenlenen “Türkiye'de Birleşme ve Devralmalar, Rekabetçi Olmak için Nasıl bir  İşbirliği Yapılmalı?” konulu seminerde yaptığı konuşmada, dünyada birleşme ve  satın almalar sürecine değindi.

 

Küreselleşmenin firmaların değer zincirini oluşturmasını zorunlu hale  getirmeye başlamasıyla firmaların da birleşme, satın almalar ve devralmalar  yoluyla işletme stratejisine yöneldiklerini belirten Turhan, krizin bu yapıda  önemli bir kesintiye sebep olduğunu, krizin zirveye ulaştığı 2009 yılı krizden  hemen önceki yılla karşılaştırıldığında, 5 trilyon dolardan 2 trilyon dolara bir  gerileme yaşandığını, o günden beri de aslında kriz öncesi dönemin seviyesine  gelinemediğini söyledi

 

Turhan, aynı zamanda birleşme ve satın almalarla ilgili yapıda da önemli  değişiklikler olduğunu, kriz öncesi dönemde yapının Kuzey Amerika ve Batı  Avrupa'da olduğunu, krizle beraber ABD ve Kanada'nın payı bir miktar gerilemekle  beraber yine de yatay bir görünüm arz ettiğini, ancak krizde en fazla zarara  uğrayan yerin Batı Avrupa olduğunu ifade etti.

 

Batı Avrupa'nın kaybettiği pazar payının tamamını Asya'nın kazandığına  değinen Turhan, özellikle gelişmekte olan başta Çin olmak üzere Asya Pasifik  ülkelerinin ağırlık kazandığını anlattı.

 

“Bir odaklanma, konsantrasyon söz konusu değil”

 

Türkiye'deki birleşme ve satın almalar sürecine de dikkati çeken Turhan,  Türkiye'de geçen yıl birleşme ve satın almalarda 15 milyar dolarlık bir  performansın gösterildiğini hatırlatarak, “Bu fena değil. Kriz öncesi  performansımızın hemen hemen dörtte üçünü yakalamış durumdayız.

 

Çeşitli  sebeplerle iptal edilen veya bekleyen özelleştirmeleri de bunun içine dahil  edersek ki önümüzdeki dönemde bunların hayata geçme ihtimali son derece yüksek,  Türkiye'nin süratle kriz öncesi performansın üzerine ulaşabileceğini buradan  anlamak mümkündür” şeklinde konuştu.

 

İMKB Başkanı Turhan, Türkiye ekonomisinin son derece çeşitlenmiş bir  ekonomi olduğunu, benzer yapının birleşme ve satın almalar sektöründe de  yaşandığını, yüzde 5 ve yüzde 5'in üzerindeki paya bakıldığında çok ciddi bir  çeşitlenme görüldüğünü, dolayısıyla birleşme ve satın almalarda bir odaklanma,  konsantrasyonun söz konusu olmadığını söyledi. (Star)

This article is sourced from this page .