Dört yıl aradan sonra ilk kez önümüzdeki hafta Türkiye'yi ziyaret edecek olan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Tayyip Erdoğan'la görüşme masasına taşıyacağı gündemi, Habertürk Gazetesi Yazıişleri Müdürü Ayşe Özek Karasu'ya anlattı.
Karasu'nun haberine göre Merkel, Türk-Alman ortaklığına ilişkin sıcak mesajlar da iletti. Almanya'da yaşayan 3 milyon Türk'ün ve her yıl Türkiye'ye turist olarak giden 4 milyon Alman'ın yarattığı kaynaşma atmosferini ve Berlin'de lokantalarda cıvıl cıvıl Türkleri görmekten ne kadar hazzettiğini anlattı; "Türkiye'yi seviyorum" dedi.
TERÖRLE MÜCADELE
Merkel, Türkiye ile Almanya'nın özellikle dış politikadaki ortaklığına kuvvetle vurgu yaparken şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye ile ortak çıkarlarımız var. Sadece NATO'da ve ekonomik alanda değil, terörle mücadele alanında da Türkiye ile beraberiz. Terörle mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde olması gerekiyor. Biz terörün her türlüsünü kınıyoruz. Bu PKK için de geçerli. Siyasi emellerin barışçı amaçlarla güdülmesi gerekir. "
KIBRIS ENGELİ
Merkel'in Ankara'da açacağı dosyada Kıbrıs ve Ankara Protokolü ise önemli yer tutuyor. Bu hassas konularda şu mesajı veriyor Merkel:
"Türkiye'nin tam üyelik süreci tabii ki devam etmeli. Biz iş başına geldiğimizde "ahde vefa" dedik ve süreci devam ettirdik. Ancak yeni görüşmelerde yeni fasılların açılması için Kıbrıs'a (Rumlara) limanların açılması meselesinin halledilmesi gerekiyor. Ankara Protokolü konusunda Sayın Erdoğan'ın görüşlerini almak istiyorum."
İMTİYAZLI ORTAKLIK TARİFİ
"Türkiye'yi seviyorum" diyen Merkel'in tam üyelik yerine "imtiyazlı ortaklık" pozisyonunda ise en ufak bir oynama yok. Başbakan Erdoğan'ın "Maç devam ederken, kurallar değiştirilmez" çıkışlarına rağmen, Merkel bu fikri inançla savunuyor. Son pozisyonu şöyle:
"Tam üyelik görüşmelerinde iç içe geçmiş 35 fasıl var. Biz bunlardan 27-28'ini oturup birlikte onaylarız. İşte bu da imtiyazlı ortaklık olur. Kurumsal geçiş kısmı kalır. Ekonomi, eğitim, araştırma gibi alanlarda ortaklığımızı kuvvetlendiririz."
"Peki, Türkiye'nin AB tarafından itilmesi bir yabancılaşmaya, eksen değiştirmeye yol açar mı?" sorusuna ise Merkel'in yanıtı şu:
"Hayır, Türkiye'nin eksen değiştireceğine inanmıyorum. Dış politikada pek çok ortak faaliyetimiz var. Türkiye Ortadoğu'da çok önemli girişimlerde bulunuyor. Hem AB, hem de Almanya olarak bu tutumu destekliyoruz. Ancak, İran'ın nükleer programı konusunda Türkiye, bizden daha sabırlı davranıyor."
VİZE KOLAYLIĞI ŞİMDİLİK YOK
Merkel, Türkiye üzerinden Almanya'ya yönelen mülteci akını nedeniyle,Türk vatandaşlarına "şimdilik" kaydıyla vize kolaylığı getirilmeyeceğini de söyledi:
"Sizin için çok önemli olduğunu biliyorum. Ancak öncelikle Başbakan Erdoğan ile dış sınırlar konusunu görüşmemiz gerekiyor. Schengen bölgesi olarak İran, Irak, Suriye ve Gürcistan ile sınırlarımızın olması söz konusu. Biz sınırlar açısından kendimizi güvende hissetmek istiyoruz."
KİMSE ASİMİLASYON BEKLEMİYOR
Merkel, Başbakan Erdoğan'ın iki yıl önceki Almanya ziyareti sırasında, Almanya'da yaşayan Türklere yönelik "asimile olmayın" uyarısına da değindi:
"Almanya'da kimse Türklerin asimile olmasını istemiyor. Herkes kendi kültürünü yaşamalı. Burada ortak dilimiz Almanca. Ben burada başörtülü kızların da rahat etmesini, doğal davranmalarını istiyorum. Erdoğan'ın o ziyaretinde 'Ben onların da Başbakanı'yım' demiştim."
ALMAN BEKLENTİLERİ
Merkel'in çantasında Türkiye'de Alman üniversitesinin bir an önce hayata geçirilmesi de hayati bir yer tutuyor. Bu konunun uzun süredir sürüncemede kaldığını vurgulayan Merkel, TBMM'nin üniversite arazisi konusunda yapacağı düzenlemeleri beklediğini söyledi.
Merkel ayrıca, Ekonomik Forum'a katılmak üzere beraberinde gelecek iş dünyası temsilcilerinin beklentilerini de dile getirdi. Özellikle de rüzgâr ve güneş gibi alternatif enerji alanındaki beklentileri. Siemens gibi şirketlerin bu alanlarda yatırım yapmak istediklerini belirtti. (Habertürk)
This article is sourced from this page .