Booking, Expedia ve Airbnb gibi yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edildi.
Teklifin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin ardından yasalaşması halinde düzenlemelerin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Kanun teklifiyle yabancı dijital konaklama platformlarına Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin belgesi alma, Türkiye’de temsilci bulundurma, dijital hizmet vergisi ve turizm payı ödeme gibi yükümlülükler getiriliyor.
Düzenlemenin temel amacı, Türkiye’de tüketiciye hizmet sunan uluslararası dijital platformların faaliyetlerini kayıt, izin ve denetim esasına bağlamak olarak açıklanıyor.
Teklif yasalaşırsa yabancı dijital konaklama platformları Türkiye’de faaliyet gösterebilmek için iki yıl süreli izin belgesi almak zorunda olacak.
İzin belgesi bedeli 5 milyon lira olarak belirlenirken, bu tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması öngörülüyor.
Başvurularda dijital hizmet vergisi mükellefiyeti, vergi borcunun bulunmaması, Türkiye’de temsilci atanması, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresinin bildirilmesi ve izin belgesi bedelinin ödenmesi gibi şartlar aranacak.
Türkiye’de hâlihazırda faaliyet gösteren yabancı dijital konaklama platformlarının ise kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin belgesi almak üzere Bakanlığa başvurması gerekecek.
Başvuru yapmayan veya başvurusu reddedilen platformlar hakkında erişimin engellenmesine yönelik hükümler uygulanacak.
Düzenlemenin sektör açısından en dikkat çekici maddelerinden biri ise dijital platformların alacağı komisyonlara ilişkin.
Kabul edilen önergeyle yabancı dijital konaklama platformlarının yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda alacağı tutarın yüzde 17’yi geçmemesi kararlaştırıldı.
Ayrıca platformların hizmet bedeli üzerinden alacağı tutarın vergiler hariç bedel üzerinden hesaplanması hükme bağlandı. Böylece KDV ve konaklama vergisi gibi vergilerin de komisyon hesabına dahil edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, yüzde 17’lik oranın mevcut uygulamalardaki fiili komisyon oranlarının dikkate alınmasıyla belirlendiğini söyledi.
Alpaslan, mevcut oranların yüzde 17’nin üzerinde olduğunu ve vergilerin de hesaba katılmasıyla maliyetin daha da yükseldiğini belirterek, yüzde 17’nin konaklama tesisleri açısından uygulanabilir, platformlar açısından da kabul edilebilir bir oran olarak belirlendiğini ifade etti.
Teklifle birlikte yabancı platformların Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergi yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve turizm payı ödemeleri de öngörülüyor.
Nadir Alpaslan, Türkiye turizminden gelir elde eden uluslararası platformların ülkenin tanıtımına da katkı sağlamasının amaçlandığını belirterek, platformların vergi yükümlülüklerini yerine getirmesi, izin belgesi bedelini ödemesi ve turizm payı vermesinin düzenleme kapsamında zorunlu hale geleceğini söyledi.
Düzenleme kapsamında dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen konaklama rezervasyonlarında konaklama hizmetine ilişkin KDV ve stopajın beyan edilmesi ve ödenmesinden ise hizmeti sunan otel sorumlu olacak.
Kanun teklifinde yabancı platformların doğrudan satış yapabileceği hizmetler de sınırlandırılıyor.
Buna göre platformlar doğrudan;
Turizm belgeli konaklama tesislerinin hizmetlerini,
Turizm amaçlı kiralama izinli konutları,
Uçak bileti satışlarını
sunabilecek.
Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetlerin ise 1618 sayılı Kanun kapsamında yetkili seyahat acentaları üzerinden sunulması öngörülüyor.
Araç kiralama hizmetleri de Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş işletmeler aracılığıyla gerçekleştirilecek.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, düzenlemeyle uluslararası platformların hukuki ve mali sorumluluklarının netleştirileceğini belirtti.
Alpaslan, “Yabancı platformların faaliyetlerini denetime bağlıyoruz. Türkiye’deki tüketicilere hizmet sunan uluslararası platformların faaliyet alanlarını ve sorumluluklarını belirlerken kurallara aykırılık halinde uygulanacak yaptırımları da düzenliyoruz” dedi.
Alpaslan’a göre düzenlemenin temel hedefleri arasında tüketici haklarının korunması, kayıtlı işletmelerin gözetilmesi ve haksız rekabetin önlenmesi bulunuyor.
Teklifte, izin belgesi kapsamındaki faaliyetlerden doğan uyuşmazlıklarda Türk hukukunun uygulanması ve Türk mahkemelerinin yetkili olması öngörülüyor.
Alpaslan, bu düzenlemeyle Türkiye’de hizmet satın alan tüketicilerin hak arama süreçlerinin hukuki zemininin açık biçimde ortaya konulduğunu belirtti.
Ancak Komisyon görüşmelerinde bu maddeye ilişkin farklı bir öneri de gündeme geldi. Bazı milletvekilleri, uyuşmazlıklarda tüketicinin yerleşim yeri mahkemelerinin de açık biçimde yetkili kılınmasını önerdi. Önerge Komisyon’da kabul edilmedi.
Komisyon görüşmelerinde düzenlemeye ilişkin en kapsamlı eleştirilerden biri TÜRSAB Hukuk Başdanışmanı Ferhat İlker Ünsever’den geldi.
Ünsever, yabancı dijital platformların yalnızca “konaklama platformu” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, dünyadaki karşılığının OTA, yani online seyahat acentası olduğunu savundu.
Düzenlemenin seyahat acentalarının faaliyet alanını daraltabileceğini belirten Ünsever, özellikle paket tur tanımı konusunda tüketici haklarının zayıflayabileceği uyarısında bulundu.
TÜRSAB temsilcisi, bazı hizmetlerin yabancı platformlar üzerinden birlikte satılmasına rağmen paket tur kapsamı dışında bırakılmasının; tüketicinin zorunlu sigorta, iptal ve bedel iadesi gibi haklarını etkileyebileceğini dile getirdi.
Ünsever ayrıca yabancı platformlara uçak bileti satışı konusunda yetki verilmesini de eleştirerek, düzenlemenin kapsamının konaklama hizmetlerinin ötesine taşınabileceği görüşünü ifade etti.
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) ise düzenlemeye destek verdi.
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, dijital rezervasyon portallarının turizm sektörünün önemli satış ve pazarlama kanallarından biri haline geldiğini belirterek, dijital platformların faaliyetlerinin şeffaf, öngörülebilir ve adil bir rekabet ortamında yürütülmesinin sektör açısından önemli olduğunu söyledi.
Eresin, özellikle platformların vergiler üzerinden de komisyon almasının önlenmesini ve komisyon oranlarının yasal çerçeveye kavuşturulmasını olumlu karşıladıklarını ifade etti.
TÜROB’a göre bu düzenleme, turizm işletmelerinin maliyetlerinin daha öngörülebilir hale gelmesine, kârlılıklarının ve rekabet gücünün desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Mehmet Tanju İşler ise dijital platformların sektördeki rekabeti artırabileceğini belirterek düzenlemeye destek verdi.
İşler, otellerin yatırımı ve istihdamı sağlayan taraf olduğunu, bu nedenle ürünlerini dijital ortamda özgürce pazarlayabilmeleri gerektiğini savundu.
Yabancı platformlarla rekabetten çekinilmemesi gerektiğini belirten İşler, “Devlet burada düzenleme rolünü üstlensin, herkes kurala tabi olsun, herkes rekabet etsin” yaklaşımını dile getirdi.
İşler, konaklama sektörü olarak yasanın desteklendiğini ancak “zorunlu aracılığa” karşı olduklarını ifade etti.
Komisyon toplantısında Booking.com Türkiye Bölge Müdürü Bircan Kaan da söz alarak düzenlemeye ilişkin şirket görüşünü paylaştı.
Kaan, Booking.com’un kanun teklifini genel olarak desteklediğini belirterek, düzenlemenin Türkiye’yi uluslararası dijital platformlar açısından daha öngörülebilir ve güvenilir hale getireceğini söyledi.
Booking.com’un öncelikli olarak izin başvurusu yapmayı planladığını belirten Kaan, buna karşılık düzenlemenin kapsamının daha açık hale getirilmesi ve izin sürecinin öngörülebilir yürütülmesi gerektiğini savundu.
Platformların hangi faaliyetlerinin düzenleme kapsamında olduğunun açık biçimde belirlenmesini isteyen Kaan, özellikle Türkiye’den Türkiye’ye yapılan rezervasyonlarla sınırlı bir uygulamanın değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kanun teklifinin Komisyon görüşmelerinde sektör temsilcileri arasında temel görüş ayrılığı, yabancı dijital platformların Türkiye’de nasıl konumlandırılacağı noktasında ortaya çıktı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, düzenlemeyi tüketici haklarının korunması, vergilendirme, kayıt ve kamu denetimi açısından gerekli bir hukuki çerçeve olarak değerlendiriyor.
TÜROB ve TÜROFED düzenlemeyi büyük ölçüde desteklerken, TÜRSAB ise yabancı platformların seyahat acentası faaliyet alanına girmesi, paket tur kapsamı ve tüketici güvenceleri bakımından önemli riskler bulunduğunu savunuyor.
Booking.com ise düzenlemeyi desteklemekle birlikte faaliyet alanının ve izin sürecinin daha net tanımlanmasını istiyor.
Teklifin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşması halinde, Türkiye’de tüketiciye hizmet sunan yabancı dijital konaklama platformları için yeni bir dönem başlayacak. Düzenlemenin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
This article is sourced from this page .