Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ile Dünya Sürdürülebilir Otelcilik Birliği (WSHA), havacılık ve konaklama sektörlerinde sürdürülebilirlik uygulamalarının ortak standartlar çerçevesinde geliştirilmesi için anlaşmaya imza attı. Dünya Sürdürülebilirlik Sempozyumu’nda imzalanan anlaşmayla, havayollarının otel konaklama hizmetlerini satın alırken yararlanabileceği sürdürülebilirlik kriterleri ve uygulama kılavuzları hazırlanacak.
İş birliğinin temel hedefleri arasında seyahat sektörünün iki önemli alanında çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarını güçlendirmek ve sürdürülebilirlik performansını daha sistematik biçimde değerlendirmek yer alıyor. Ortak çalışma kapsamında otel tedarik süreçlerinde kullanılabilecek ölçülebilir ve uygulanabilir kriterlerin geliştirilmesi planlanıyor.
IATA ve WSHA, havayollarının otel konaklama hizmetlerine yönelik satın alma ve tedarik süreçlerinde kullanabileceği pratik sürdürülebilirlik kılavuzları hazırlamak üzere birlikte çalışacak. Bu çalışmaların temelini IATA’nın Entegre Sürdürülebilirlik Programı (ISP) ile WSHA’nın Evrensel Sürdürülebilirlik KPI’ları Programı oluşturacak.
Hazırlanacak kılavuzlarda otel ihalelerinde uygulanabilecek sürdürülebilirlik değerlendirme ölçütlerine, sözleşme aşamasında göz önünde bulundurulması gereken ESG unsurlarına ve sektördeki başarılı uygulama örneklerine yer verilecek.
Bu sayede havayollarının otel işletmelerini tedarikçi olarak değerlendirirken sürdürülebilirlik performansını daha kapsamlı şekilde dikkate alması hedefleniyor. Satın alma kararlarının ortak kriterler üzerinden verilmesiyle tedarik süreçlerinde daha tutarlı ve sistematik bir yaklaşımın benimsenmesi amaçlanıyor.
IATA Sürdürülebilirlik Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Baş Ekonomisti Marie Owens Thomsen, havayollarının sürdürülebilirlik alanındaki başarısının yalnızca kendi faaliyetleriyle ölçülemeyeceğine, tedarikçilerin ve diğer iş ortaklarının da bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlendiğine dikkat çekti.
Thomsen, havayollarının tedarik önceliklerini otelcilik sektörünün bilgi birikimiyle buluşturan anlaşmanın, IATA’nın Entegre Sürdürülebilirlik Programı’nı daha da geliştireceğini belirtti. İş birliğinin tedarikçilerle iletişimi güçlendirmesi ve seyahat değer zincirinin genelinde daha bilinçli satın alma kararlarının alınmasına destek olması bekleniyor.
WSHA Başkanı ve Üst Yöneticisi Glenn Mandziuk, sürdürülebilirliğin seyahat ekosistemindeki sektörlerin birbirinden bağımsız hareket etmesiyle sağlanamayacağını ifade etti. Mandziuk, IATA ile gerçekleştirilen iş birliğinin havacılık ve otelcilik sektörleri arasındaki koordinasyonu artıracağını ve otel tedarikinde uygulanabilir ortak standartların oluşturulmasına katkı sunacağını vurguladı.
Mandziuk’un değerlendirmesine göre ortak bir yaklaşımın benimsenmesi, işletmelerin farklı raporlama yöntemleriyle sınırlı kalmasının önüne geçilmesine yardımcı olabilir. Böylece seyahat değer zinciri boyunca çevresel ve sosyal etkilerin daha somut biçimde ölçülmesi ve elde edilen sonuçların değerlendirilebilmesi hedefleniyor.
IATA ve WSHA arasındaki ortaklığın ilerleyen dönemlerde farklı sürdürülebilirlik başlıklarını kapsayacak şekilde genişletilmesi de gündemde bulunuyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik performansının ölçülmesi ve raporlanması, plastik tüketiminin ve atıkların azaltılması, yerel topluluklarla ilişkiler, insan hakları, iklim direnci ve kaynakların verimli kullanılması gibi konuların ele alınması değerlendiriliyor.
İki kuruluş, havayolları ile otel işletmeleri arasında kurulacak daha güçlü iş birliğinin destinasyonlar üzerindeki olası etkilerini de araştırmayı planlıyor. Çalışmaların yalnızca kurumsal seyahatlerle sınırlı kalmayıp tatil amaçlı seyahatleri de içeren daha geniş bir seyahat ekosisteminde sürdürülebilirlik uygulamalarının gelişmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
IATA ve WSHA’nın anlaşması, havacılık ve otelcilik sektörlerinde sürdürülebilirlik kriterleri uyumlu hale getirilmesi açısından önem taşıyor. Otel tedarikinde ortak değerlendirme ölçütlerinin geliştirilmesi ve çevresel, sosyal ve yönetişim performansının daha ölçülebilir hale getirilmesi, iki sektörün sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında yeni bir iş birliği alanı oluşturuyor.
This article is sourced from this page .