Mevlüt Yeni'den Ağaoğlu'na: Teşekkür etmesini bilmek lazım

Turizm Güncel 18/04/2010

Mevlüt Yeni'den Ağaoğlu'na: Teşekkür etmesini bilmek lazım

TurizmGuncel

Sabah Akdeniz Temsilcisi Mevlüt Yeni’nin gazetede çıkan yazısını aktarıyoruz.

Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun son günlerde turizm medyasına yansıyan özellikle Türk Hava Yolları’nı hedef alan açıklamalarını okuyorum. THY’nin golf turizmine sırtını döndüğünü açıklamış değerli başkanımız Ağaoğlu.


Golf turizmini yakından takip eden ve her zaman gelişmesi için kalemşorluk yapan biri olarak Ağaoğlu’nun ya bu konularda bilgisiz ya da başka bir amacının olduğunu düşünüyorum.


Sektörün sorunlarına dikkat çekmek için illaki tarım üreticileri veya bir başkasına saldırmaya gerek yok. Ağaoğlu’nun bugün söylediklerini Antalyalı turizmciler yıllardır söylüyor. Geçtiğimiz yıl THY ile varılan mutabakat çerçevesinde direkt seferler için çok ciddi mesafeler de kaydedilmiştir. Birileri çıkıp size “Günaydın, bugüne kadar nerdeydiniz” demez mi?


Antalyalı turizmciler ile özellikle AKTOB ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri neticesinde THY; Moskova, Paris, Stockholm, Düseldorf gibi önemli merkezlerden Antalya’ya direkt seferler başlatmıştır. Yeter mi, elbette yetmez. Haziran ayı itibariyle Milano ve arkasından Londra seferleri başlıyor Antalya’ya. Önceki gün Antalya Milletvekili AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu aradı ve ‘çok yakında Suriye’den Antalya’ya direk seferlerin yapılacağı’ müjdesini verdi.


Yeterli mi, elbette değil. THY golf turizmine sırtını döndü derken acaba biraz haksızlık etmiş olmuyor muyuz? Antalyalı turizmcilerin ve kent dinamiklerinin büyük özveri ve destekleri sonucu bu seferler başlamıştır. Ağaoğlu’nun haklı eleştiri ve beklentilerine sanırım kimse itiraz etmez. Ancak eleştiri yaparken yapıcı olmak ve de biraz insaflı olmak gerekmez mi? Ortada neticeleri alınan ciddi bir çalışma var.


Sayın Başkan Ağaoğlu’na; “Seferler başladı ama devamını istiyoruz, yeterli değil, emeği geçenlere sektörüm adına teşekkür ederim” demek yakışırdı.


Burada amacım THY’nin avukatlığını yapmak veya sözcülüğüne soyunmak filan değil. Sadece belki bilgi sahibi değildir düşüncesiyle özellikle Golf Federasyonu Başkanımız değerli yatırımcı Ağaoğlu’nu bilgilendirmek.


Aslında THY’yi ikna edemedik diye ilk haksız eleştiriyi Belek Turizm Yatırımcıları Birliğinin geçtiğimiz hafta Belek’te gerçekleştirdiği turizm zirvesinde yapmıştı. Burada yaptığı diğer üstü örtülen önemli eleştiri tarım sektörüne yönelikti. Tarım sektöründe kullanılan ilaç konusunu gündeme getirerek aslında golf sahalarına çevrecilerin bir kez daha dikkatlerinin yönelmesine neden oldu bu gereksiz bulduğumuz açıklamalarla.


Yarın çevreciler de çıkıp ‘onlarca insanın yıllık su ihtiyacını bir günde tüketiyorlar’ diye açıklama yaparlarsa -ki bu konuda geçmişte çok daha ağır eleştiriler geldi çevreci kuruluşlardan- o zaman Ağaoğlu ne diyecek?


Bu işleri fazla kaşımamak lazım!

Bu ülkenin daha fazla golf yatırımına ihtiyacı var. Dolayısıyla daha fazla Ağaoğlularına da ihtiyacımız var. Herkes kıymetini bilmeli. Konuşurken hep bardağın boş tarafını değil arada dolu tarafını da görmeliyiz.


Türkiye turizmde çok ciddi mesafe kaydetmiştir. Hep yazdım her şeyi yatırımcıya yıkmayalım devlet de artık üzerine düşenleri yapmalı diye. Bana göre Ankara’nın 10 yıl öncesi turizme bakışıyla bugünkü bakışı arasında sadece bakış değil üretilen politikalar açısından ciddi mesafeler alındı.

Bazen teşekkür etmesini de bileceğiz.

Hiç kimseye haksızlık etmeyeceğiz.


“Efendim şu kadar koltuk garantisi istiyorlar, biz bunu yapamayız”

Peki öneriniz nedir?

“Siz boş da uçsanız aman her yerden Antalya’ya sefer koyun”

Sonuçta THY’de ticari amaçla uçan bir kurumdur. Bugün dünya da ülkelerin bayrağını taşıyan bir çok havayolu batmış vaziyette. Amacımız THY’de mi batırmak?

Bu kurum zarar edince kim karşılayacak?

Elbette devlet; yani, siz biz, gariban vatandaş…

Neden? Yatırımcı para kazansın diye mi?

Bu tür yaklaşımlar çözümsüzlük anlamına gelmiyor mu?


Değişen ve gelişen dünyada ortak akıl etrafında, kaynakları doğru kullanarak el ele vermediğiniz sürece geri kalırsınız ve günün birinde batar gidersiniz.

Hep bana, hep bana devri kapanmıştır. Biraz elinizi taşın altına sokacaksınız ve sorunlarınıza çözüm bulmak için tek taraflı hareket etmek yerine çözüm odaklı hareket edip uzlaşacaksınız. Sayın Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun iyi niyetinden asla şüphemiz yok. Onu danışmanlarının yanlış yönlendirildiğini düşünerek bir kez de ben dikkat çekmek istedim.

This article is sourced from this page .