Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) web sitesinde yayımlanan yazıda, online rezervasyon yapan tüketicilerin karşı karşıya kaldığı
sahte rezervasyon siteleri ve dijital dolandırıcılık riskine dikkat çekildi. Yazıda, siber saldırılarda hedefin artık yalnızca otellerin bilgi sistemleri olmadığı, doğrudan misafirlerin de dolandırıcıların hedefi haline geldiği vurgulandı.Turizm sektöründe dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte rezervasyon ve ödeme işlemlerinin büyük bölümünün çevrim içi kanallara taşınması, yeni güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor.
Otel ve acente markalarını taklit eden alan adları, sahte internet siteleri ve
sosyal medya hesapları üzerinden tüketiciler ödeme yapmaya yönlendirilebiliyor.
Otelin sistemi güvende olsa da marka risk altındaSahte rezervasyon yöntemlerinde dolandırıcıların otelin sistemlerine veya sunucularına erişmesi gerekmiyor. Gerçek bir otelin internet sitesine oldukça benzeyen sahte bir rezervasyon sayfası, sosyal medya hesabı ya da kampanya sitesi oluşturularak tüketiciler yanıltılabiliyor.Tüketicinin ödeme yaptıktan sonra ortada gerçek bir rezervasyon olmadığını fark etmesi ise yalnızca maddi kayba değil, otelin marka algısının zarar görmesine de yol açabiliyor.Bu nedenle siber güvenliğin turizm işletmeleri açısından yalnızca veri ve sistem güvenliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilen yazıda, markaların internet üzerindeki kullanımının da düzenli olarak takip edilmesinin önem taşıdığı belirtildi.Özellikle otel adına benzeyen alan adları, taklit internet siteleri, sahte sosyal medya profilleri, yanıltıcı kampanyalar ve rezervasyon bağlantıları yeni nesil dijital marka güvenliği açısından izlenmesi gereken alanlar arasında gösterildi.
Sahte sitelerde hızlı müdahale önem taşıyor
Sahte rezervasyon sitelerinin tespit edilmesinin yanı sıra bu içeriklerin mümkün olan en kısa sürede yayından kaldırılması da önem taşıyor.Bu süreçte sahte içeriğin belirlenmesi, gerekli kanıtların oluşturulması, alan adı veya içerik hizmeti sağlayıcılarına bildirim yapılması ve kaldırma sürecinin takip edilmesi gerekiyor.Sahte sitenin yayında kaldığı süre uzadıkça daha fazla kişinin dolandırıcılığa maruz kalabileceğine dikkat çekilirken, tehdidin tespiti ile müdahale arasındaki sürenin kısaltılması turizm işletmelerinin dijital risk yönetiminde önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Oteller için üç öncelikli adım
AKTOB'un yazısında turizm işletmeleri açısından üç temel başlık öne çıkarılıyor. Bunlardan ilki, dijital varlık ve marka taramasının düzenli olarak yapılması. Açık internet, arama motorları ve sosyal medya platformlarında otel veya marka adına benzeyen alan adı ve hesapların takip edilmesi, sahte girişimlerin erken tespit edilmesine yardımcı olabilir.İkinci olarak, resmî dijital kanalların açık şekilde doğrulanması gerekiyor. Otelin gerçek internet sitesi, sosyal medya hesapları ile rezervasyon ve iletişim kanallarının müşterilerin kolaylıkla ayırt edebileceği biçimde duyurulması önem taşıyor.Üçüncü başlık ise misafirlerin bilgilendirilmesi. Otellerin web siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden rezervasyonların hangi resmî kanallardan yapılabileceğini düzenli olarak paylaşması ve şüpheli ödeme bağlantılarına karşı misafirleri uyarması, dolandırıcılık riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Siber güvenlikte yeni dönem: Misafir güveni
Turizm sektöründe dijital güvenlik artık yalnızca işletmelerin kendi bilgi sistemlerini korumasıyla sınırlı görülmüyor. Otelin adı ve görsel kimliği kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık faaliyetleri işletmenin teknik altyapısının dışında gerçekleşse bile sonuçları marka itibarı, müşteri ilişkileri ve misafir güveni açısından doğrudan hissedilebiliyor.Bu nedenle turizm işletmeleri açısından siber güvenlik yaklaşımının; işletmenin sistemlerini korumak, dijital ortamda markayı korumak ve misafiri korumak olmak üzere üç temel boyutta ele alınması önem kazanıyor.