Dijital platformlarda yayınlanan diziler, turizmde yalnızca izlenme rakamlarıyla değil, seyahat tercihleri üzerindeki etkileriyle de öne çıkıyor.
Hikayelerin geçtiği şehirler ve bölgeler, izleyicilerin seyahat planlarına girmeye başlıyor. Türkiye’de bunun son örneklerinden biri ise Zeytin Ağacı dizisi oldu. Netflix’te Brezilya’da Top 10’a giren yapımın ardından Ayvalık ve Cunda’ya yönelik soruların arttığı belirtildi. İstanbul, Kapadokya ve Efes gibi Türkiye’nin bilinen destinasyonlarının yanına bu kez Ayvalık ve Cunda eklendi.
Bu ilgiyi doğrudan seyahat programına dönüştüren şirket ise bu yıl 55. yılını kutlayan Dorak Tour oldu. Şirketin Latin Amerika yapılanması Dorak Latin, “Zeytin Ağacı’nın İzinde” adıyla İstanbul’dan Ayvalık ve Cunda’ya uzanan özel bir rota hazırladı.
Dorak Latin İş Geliştirme Direktörü Jessica Camargo, dizinin Brezilya’daki izleyici ilgisinin Türkiye’ye yönelik seyahat taleplerine yansıdığını söyledi. Camargo’nun verdiği bilgilere göre dizinin yayınlanmasının ardından Türkiye hakkında gelen soruların içeriği değişti. İstanbul, Kapadokya ve Efes daha önce de Brezilyalı gezginlerin merak ettiği destinasyonlar arasında yer alırken, yeni dönemde Ayvalık ve Cunda hakkında da sorular gelmeye başladı.
“Ayvalık nerede?”, “Cunda’ya nasıl gideriz?” ve dizide görülen zeytinliklerin ziyaret edilip edilemeyeceği gibi soruların yöneltilmesi, bölgeye yönelik merakın seyahat talebine dönüşebileceğini gösterdi. Dorak Latin de bunun üzerine yalnızca birkaç çekim noktasını mevcut turlara eklemek yerine, doğrudan dizi teması üzerinden yeni bir seyahat programı oluşturdu.
“Zeytin Ağacı’nın İzinde” programı İstanbul’da başlıyor. Boğaz, Balat, Sultanahmet, Topkapı Sarayı ve Kapalıçarşı gibi kentin öne çıkan noktaları programın ilk bölümünü oluşturuyor. İstanbul’un ardından rota Edremit üzerinden Ayvalık ve Cunda’ya uzanıyor. Böylece Brezilyalı misafirlerin Türkiye seyahatine klasik şehir rotalarının yanında Ege deneyimi de ekleniyor.
Cunda’nın taş sokakları, tarihi evleri ve Taş Kahve, dizide görülen noktalar arasında yer alıyor. Ayvalık’taki zeytinlikler, yerel zeytinyağı üreticileri ve Ege mutfağı da programın önemli durakları arasında bulunuyor.
Hazırlanan program yalnızca dizide görülen mekanların ziyaret edilmesi üzerine kurulmadı. Bölgenin günlük yaşamını ve doğal yapısını deneyimlemeye yönelik etkinlikler de rotaya dahil edildi. Zeytin ağaçları arasında gün doğumunda yoga ve nefes çalışmaları, köy ziyaretleri, zeytin toplama ve geleneksel ürün tadımları program kapsamında sunuluyor. Cunda çevresindeki tekne gezileri de rotanın deneyim bölümünü tamamlıyor.
Programın sonunda ise dizinin dostluk, bağ kurma ve yeniden başlama temalarından ilham alan özel bir gün batımı buluşması düzenleniyor. Ege kıyısındaki bir koyda gerçekleştirilecek buluşmada canlı Türk müziği ve yerel lezzetler misafirlere eşlik ediyor.
Camargo’ya göre Ayvalık ve Cunda’nın Brezilya pazarı açısından öne çıkan yönü, ziyaretçiye Türkiye’nin daha az bilinen bir yüzünü gösterebilmesi. Brezilya’da Türkiye denildiğinde İstanbul ve Kapadokya güçlü destinasyonlar olarak biliniyor. Efes de bu bilinen rotaya dahil oluyor. Ayvalık ve Cunda ise daha sakin yaşamı, denizi, zeytinlikleri, küçük sokakları ve Ege mutfağıyla farklı bir deneyim sunuyor.
Zeytin Ağacı’nın bu bölgeyi Brezilyalı izleyiciye tanıtması, daha önce seyahat planlarında yer almayan Ayvalık ve Cunda’nın da merak edilmeye başlamasını sağladı.
Türk dizilerinin Latin Amerika’daki etkisi Ayvalık örneğiyle sınırlı görülmüyor. Camargo, dizilerin bölgedeki izleyicilerin Türkiye’ye yönelik merakını uzun süredir artırdığını belirtiyor. İzleyiciler ekranda gördükleri mekanları, oyuncuların bulunduğu yerleri ve hikâyenin geçtiği şehirleri araştırıyor. Bu ilgi, turizm şirketleri açısından farklı destinasyonları tanıtmak için yeni bir alan oluşturuyor.
Dizilerin etkisiyle Türkiye yalnızca İstanbul, Kapadokya ve Efes gibi bilinen destinasyonlarla değil, farklı şehir ve bölgeleriyle de Latin Amerika pazarında anlatılabiliyor.
Camargo, dizinin Brezilyalı izleyicide karşılık bulmasında hikâyenin taşıdığı duyguların da etkili olduğunu düşünüyor. Brezilya’da aile ve arkadaşlık ilişkilerinin güçlü olduğunu belirten Camargo, birlikte yemek yemenin, kalabalık sofralarda vakit geçirmenin ve duyguların açık şekilde yaşanmasının günlük yaşamda önemli bir yere sahip olduğunu ifade ediyor.
Zeytin Ağacı’nda da benzer temaların işlenmesi, Brezilyalı izleyicinin hikâyeyle bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Ayvalık’ın atmosferi ve Ege görüntülerinin de bu ilgiyi seyahat isteğine dönüştüren unsurlar arasında yer aldığı değerlendiriliyor.
Dorak Latin’in hazırladığı program, bir diziyle başlayan destinasyon merakının nasıl somut bir turizm ürününe dönüştürülebileceğini ortaya koyuyor.
Ayvalık ve Cunda’nın Brezilya pazarındaki bilinirliğinin artması halinde bölgenin Türkiye turlarındaki yerinin genişlemesi mümkün. Bu süreçte dizide görülen mekanların yanı sıra bölgenin gastronomisi, zeytin kültürü, doğal güzellikleri ve yerel yaşamı da seyahat deneyiminin bir parçası haline geliyor. Böylece ekran üzerinden başlayan ilgi, yalnızca bir dizi izleme deneyimi olarak kalmayıp Türkiye’ye yönelik yeni seyahat rotalarının oluşmasına zemin hazırlıyor.
This article is sourced from this page .