TurizmGuncel
SKAL Kapadokya Başkanı Murat Özgüç ile ASTA 2010 İstanbul Expo’da görüştük. Murat Özgüç Kapadokya turizm pazarını harekete geçen ‘Destination Kapadokya’ oluşumu ve bölgenin güncel problemlerini TurizmGuncel’e anlattı. Murat Özgüç ‘Destination Kapadokya’nın hedeflerini şöyle anlattı: “Destination Kapadokya bir oluşum. Bir şirket değil, bir vakıf değil, bir dernek değil. Sadece Kapadokya’ya gönül vermiş, Kapadokya’nın daha doğru ve daha iyi tanıtılmasını arzulayan ve aslına bakarsanız işin ‘business’ dediğimiz kısmının tanıtımdan geçtiğini fark etmiş turizmcilerin ve turizme destek veren diğer sektörlerin bir araya gelip sahiplenmesini umduğumuz bir oluşum. Bu oluşum SKAL International’in toplantılarından birinde benim tarafımdan masaya yatırıldı. Arkasından da bu fikre herkes tarafından sahip çıkıldı. Sonra da bir arkadaşım hemen harekete geçiyoruz, Londra’ya gidiyoruz dedi. Bu iş için orada profesyonel bir firmayla anlaştık ve bir kitap çıkardık. ‘Destination Kapadokya’ oluşumu için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan destek almadıklarını ifade eden Özgüç sözlerine şöyle devam etti: “Aslına bakarsanız bakanlığa dersimizi anlatacak hiç vaktimiz yoktu. Kitabın içine dokuz tane firma girdi, reklam verdi. Bu reklam parasıyla 7 bin adet kitap bastırdık. İki yıldır sürekli dağıtıyoruz. Şimdi yeni bir tane çıkaracağız. Hiç reklam almayacağız ama destek verenleri ‘Destination Kapadokya’ web sitesine koyacağız. Sahip çıkıldığı takdirde ortak bir platformda Kapadokya’nın tanıtımını daha doğru ve gerçekçi yapabiliriz.”
BAŞARI KOLEKTİF ÇALIŞMAKTAN GEÇİYOR
“ASTA Expo fuar alanında satılan en büyük standı aldık. Tek başına bir firma belki böyle bir yükün altına girmezdi ama biz şu anda beş firmayla buradayız. Tanıtımın gücü birlikte bir şeyler yaptığınız zaman daha farklı olabiliyor. Şu anda buradaki üç firma seyahat acentası ve birer birer baktığınızda bu üç acente aslında birbiriyle rakipler. Biribirine benzer işler yapan aynı etik değerleri paylaşan firmalar. İki tane de otel var. Birbirimizin ayağına basmıyoruz. Birbirimize destek oluyoruz. Böyle olmaktan dolayı bir tek firma olarak görüşeceğimiz insanın beş altı katı insanla görüşme imkanımız oldu. Bu da bir kazanım. Kapadokya’nın tanıtımını birlikte yaparsak ve bunu yaparken belirlenecek etik değerler çerçevesinde davranırsak katılamadığımız pek çok fuara ve etkinliğe katılma fırsatımız olur. Ben mesela kendi acentam ‘Travel Atölye’ ile yılda üç fuara katılabilecekken ‘Destinasyon Kapadokya’ sayesinde on fuara gitme şansım olacak. Böylelikle hem ufkumuzu hem pazarımızı genişleteceğiz. Kapadokya’yı satmazsak benim firmamın satılmasının hiçbir anlamı yok. Benim servislerimi anlatmam için önce destinasyonu anlatmam lazım. Tamam belki Türkiye çapında çalışan bir seyahat acentam var ama benim esas kalbimin attığı yer Kapadokya. Ben bütün yatırımımı Kapadokya’ya yaptım. Kapadokya’yı İstanbul’dan sonra Türkiye’de kültür turizmi anlamında en önemli noktalardan bir tanesi olarak görüyorum. Ve bu potansiyeli daha iyi değerlendirmenin yolu da bence kolektif çalışmadan geçiyor.”
KAPADOKYA'YI DEĞİL TÜRKİYE'Yİ PAZARLIYORUM
TurizmGuncel’e SKAL Kapadokya’nın faaliyetlerinden de bahseden Murat Özgüç son dönemde özellikle altyapı sıkıntıları üzerine çalışmalar yaptıklarını belirtti ve şunları söyledi:
“SKAL, Kapadokya’da çok küçük bir yapıda. Toplamda yirmi altı üyemiz var. Otelciler, acenteler ve balon firmalarından oluşan bir platformumuz var. Aslına bakarsanız ‘Destinasyon Kapadokya’ da SKAL ile beraber çıktı. SKAL olarak faaliyetlerimiz daha ziyade Kapadokya’nın altyapısındaki, tanıtımındaki eksiklikleri ortaya çıkarıp bu platform içerisinde beyin jimnastikleri yaparak bir sonuca ulaşmak üzerine yoğunlaşıyor. Hatta esas arzu ettiğimiz yerel yönetimleri de bu işin içine katmak. Yerel yönetimlere yapılması gereken birtakım şeyleri söylemek. Daha iyi bir Kapadokya için ne yapılabilir göstermek. SKAL International olarak 22 bin turizm profesyoneline tek tuşla ulaşma imkanına sahibiz. Zaman zaman farklı ülkelerdeki turizm profesyonellerine yazışmalar yapıyoruz, onları davet ediyoruz. Gazeteciler getiriyoruz. Yine tabi buradaki amaç Kapadokya’yı tanıtmak.”
“SKAL’da başka bir motto daha var. Maalesef uzun süre gün ışığına çıkarılamamış bir motto bu: Arkadaşlar arasında iş yapmak. Biz arkadaş arasında iş yapmanın da gerekliliğini vurguluyoruz. Açıkçası biz kendi aramızda iş yapıyoruz artık. Bunu başarmaya başladık. Benim kazandıracak bir liram varsa ve bu grubun içerisinde siz de varsanız o bir lirayı size kazandırmayı yeğlerim. Aynı şekilde geri dönüşümde sizin de bu mantıkta bu grubun içinde olmanız, birlikte kalkınmanın ve birlikte bir şeyler yapmanın hazzına ulaşmak anlamına da geliyor. Amacımız kendimizden önce toplumu ve içinde bulunduğumuz topluluğu ön plana çıkarmak. Platform olarak zaten bir şeyleri başarıyorsak birey olarak da bir takım kazançlarımız olacaktır. O yüzen ben kolektif olmanın, Kapadokya’yı Kapadokya olarak pazarlamanın gerekliliğine inanıyorum. Ben Ürgüp’te oturuyorum ama ben Ürgüp pazarlamıyorum. Ben Kapadokya’nın tamamını pazarlıyorum. Türkiye’yi pazarlıyorum. Ben olayı böyle görüyorum. “
Murat Özgüç bin 700 ASTA acentasının iştirak ettiği İstanbul’da düzenlenen ASTA 2010 Expo’da ‘Destination Kapadokya’ oluşumunun büyük ilgiyle karşılandığını söyledi: “Şu ana kadar almış olduğumuz geri dönüşler çok olumlu. Gerek ASTA Expo’ya gelen yabancı katılımcılar gerek Kapadokya’dan gelen diğer turizmciler bize büyük ilgi gösterdiler. Hatta içlerinden ‘Biz de sizinle olmak istiyoruz’ diyenler de oldu. Bunu ben doğru yolda olduğumuzun kanıtı gibi görüyorum.
HİÇBİR ŞEYİ HASIR ALTI ETMEMELİYİZ
ASTA Kapadokya Başkanı Murat Özgüç ASTA Expo sırasında tecrübe ettiği ve kamuoyunun dikkatinin çekilmesinin gerektiği bir olayı da TurizmGuncel aracılığıyla turizm camiasıyla paylaştı:
“Seçkin ziyaretçileri ülkemize getiren bir acenta aracılığyla ülkemizi ziyaret eden bir hanımefendi yanıma gelip şunları anlattı: ‘Sabah 11 civarında tur yaptım. Göreme Açık Hava Müzesi’ne gittim. Göreme Açık Hava Müzesi biliyorsunuz UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Böyle önemli bir yerde tuvalete gittim. Tuvalet girilmez haldeydi. Baktım bir görevli yok. Rehberime gittim, burayı temizleyen kimse yok mu dediğimde ise rehberim yok dedi ve devam ettik. Eminim aynı gün içerisinde bu müzeyi gezen pek çok rehber vardı. Acaba onlardan bir tanesi bu konuda otoritelere bir şikayet yollamışmıdır?’ dedi.”
“Düşündük, bence yollamamıştır. Demek ki bizim bunu dillendirmemiz lazım. Görevlilere söylememiz lazım. Bizim için çok önemli bir değer olan Kapadokya’da Göreme Açık Hava Müzesi’nin doğru düzgün standartlarda ve bakımlı bir tuvaleti olması gerekir. Bunu duymak aslına bakarsanız bir turizmci için, bir Türk için utanç verici. Temizlikle ön planda olmamız gerekirken kişibaşı 15 TL giriş aldığımız bir müzede insanlara temiz bir tuvalet sunamıyorsak burada oturup bir takım şeyleri düşünmemiz lazım. Pazarlamayı falan da bir tarafa bırakıp öncelikle elimizdeki değerlere iyi bakmamız gerekiyor. Hemen arkasından turizm müdürümüzü aradık, durumu ilettik. SKAL içerisinde de bu konuları tartışıp buradan almış olduğumuz geri dönüşleri oradaki yerel yöneticilere sunup aynı zamanda bir çıktısını da bakanlığa götürmeyi düşünüyoruz. Basın yoluyla bu tarz şeylerin turizm camiası içerisinde dillendirilmesi, başka yerlerde de bir takım aksaklıkların giderilmesine yardımcı olacaktır. İnsanların olayı biraz daha ciddi almalarına neden olacaktır. Eksilerimiz ve artılarımız görmemiz gerekiyor. Hiçbir şeyi hasıraltı etmememiz gerekiyor. Bunu çok ciddiye alıp bundan sonra bu tür şikayetleri almamanın yollarına bakmamız gerektiğini düşünüyorum.”
This article is sourced from this page .