Malta’da düzenlenen 26. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Küresel Zirvesi sona erdi. Turizm sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getiren zirvede; dijital kimlik, yapay zekâ destekli seyahat planlaması, uzun yaşam odaklı konaklama ve sürdürülebilir destinasyon yönetimi öne çıkan başlıklar oldu.
Dünya seyahat ve turizm sektörünün yüzlerce temsilcisinin katıldığı zirvede, sektörün geleceğini şekillendirecek fırsatlar ve zorluklar ele alındı. Eski Kanada Başbakanı Justin Trudeau’dan Dubai Airports Üst Yöneticisi Paul Griffiths’e kadar birçok isim, seyahat alışkanlıklarının ve turizm anlayışının önümüzdeki yıllarda nasıl değişebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Zirvenin öne çıkan konuşmacılarından eski Kanada Başbakanı Justin Trudeau, WTTC Başkanı ve Üst Yöneticisi Gloria Guevara ile gerçekleştirdiği oturumda, turizmin toplumlar arasındaki ilişkileri güçlendiren rolüne dikkat çekti.
Trudeau, bazı ülkelerde insanların dünyaya karşı daha güvensiz ve içe dönük bir yaklaşım geliştirdiğini belirterek turizmin bu eğilime karşı önemli bir araç olduğunu ifade etti.
Seyahatin farklı kültürleri tanımayı, merak duygusunu ve empatiyi geliştirdiğini vurgulayan Trudeau, turizm sektörünün insanları birbirine yakınlaştırma gücüne işaret etti.
Kanada’da ziyaretçilere tek bir destinasyon önermesi istenen Trudeau ise doğup büyüdüğü Montréal kentini tavsiye etti. Kentin gastronomi, sanat ve festivaller açısından sunduğu olanakların yanı sıra kış turizmiyle de öne çıktığını belirtti.
Zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri de dijital kimlik ve sınır geçişlerinin geleceği oldu.
Dubai Airports Üst Yöneticisi Paul Griffiths, önümüzdeki beş yıl içinde uluslararası seyahatlerde fiziksel pasaport kullanımının zorunlu olmaktan çıkabileceğini öngördü.
Griffiths’e göre bu dönüşümün önündeki temel engel teknoloji değil, ülkeler ve kurumlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanması.
Dijital kimlik sistemlerinin yaygınlaşmasıyla yolcuların sınır geçişlerinden araç kiralamaya ve otel giriş işlemlerine kadar pek çok aşamada fiziksel pasaport göstermeden işlem yapabilmesi hedefleniyor.
Böyle bir sistemin hayata geçirilmesi, seyahat süreçlerini hızlandırırken havalimanları ve konaklama işletmelerindeki operasyonel uygulamaları da değiştirebilir.
Google EMEA Stratejik Ortaklıklar Direktörü Christie Travers-Smith, yapay zekânın seyahat planlamasında giderek daha fazla kullanıldığını belirtti.
Yapay zekâ araçları bugün destinasyon araştırma, seyahat programı oluşturma ve alternatifleri karşılaştırma gibi süreçlerde gezginlere destek oluyor. Sektördeki bir sonraki aşamanın ise yapay zekâ ajanlarının kullanıcılar adına rezervasyon yapması olacağı değerlendiriliyor.
Bu dönüşümün gerçekleşmesi için tüketicilerin yapay zekâ sistemlerine ödeme bilgilerini paylaşacak ve satın alma işlemlerini devredecek ölçüde güven duyması gerekiyor.
Yapay zekâ destekli rezervasyon sistemlerinin yaygınlaşması, seyahat acenteleri, çevrim içi rezervasyon platformları ve tur operatörleri arasındaki rekabeti de yeniden şekillendirebilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.
Zirvede ele alınan bir diğer konu, uzun yaşam ve sağlıklı yaşam odaklı turizm oldu.
Son yıllarda lüks otellerde hiperbarik oksijen tedavisi, kızılötesi sauna ve farklı wellness uygulamalarına yönelik ilgi artarken, sektör temsilcileri bu yaklaşımın daha geniş bir konaklama anlayışına dönüşmesi gerektiğini savunuyor.
Health Optimisation kurucusu Tim Gray, sağlıklı yaşam uygulamalarının yalnızca üst segment otellerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek tüm otellerin temel sağlık ve iyilik hâli standartlarını geliştirmesini önerdi.
Bu yaklaşım; kaliteli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve fiziksel aktivite gibi temel unsurların konaklama deneyimine dâhil edilmesini kapsıyor. Karartma perdeleri kullanılması, rahatsız edici ışıkların azaltılması ve mini barlarda daha sağlıklı seçeneklere yer verilmesi de bu kapsamda değerlendiriliyor.
Gelişmiş wellness teknolojileri ise temel uygulamaları destekleyen ve deneyimi ileri taşıyan araçlar olarak öne çıkıyor.
Zirvenin önemli mesajlarından biri de destinasyon yönetiminde turist sayısından çok turizmin yarattığı ekonomik ve toplumsal değere odaklanılması oldu.
Meksika’nın Jalisco eyaletinin Turizm Sekreteri Michelle Fridman, destinasyonların artık daha uzun süre konaklayan, daha fazla harcama yapan ve yerel ekonomiye katkı sağlayan ziyaretçileri hedeflediğini söyledi.
Fridman, turistlerin destinasyonların kültürel kimliğine saygı göstermesinin ve yerel ürünleri tüketmesinin de önemli olduğunu vurguladı.
İspanya Turizm Enstitüsü (Turespaña) Genel Direktörü Miguel Sanz da ülkeye çekilmek istenen ziyaretçi profilinin yeniden değerlendirildiğini belirterek destinasyon yönetiminde daha seçici ve stratejik bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Turizmin yarattığı değerin yalnızca yüksek harcama yapan ziyaretçiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği de zirvede gündeme geldi.
Iniala’nın kurucusu ve Üst Yöneticisi Mark Weingard, sektörün yalnızca varlıklı turistlere odaklanmasının turizmi elitist bir alana dönüştürme riski taşıdığını ifade etti.
Weingard’a göre turizm faaliyetleri, ziyaret edilen kentlere ve yerel topluluklara somut fayda sağlamalı. Turizmin kültürel dokuyu ve mahalle yaşamını olumsuz etkilememesi, ekonomik getirinin toplumla paylaşılması gerekiyor.
Bu yaklaşım, sürdürülebilir destinasyon yönetiminde yerel kültürün korunması, toplumsal faydanın artırılması ve turizmin uzun vadeli etkilerinin dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Malta’daki WTTC Küresel Zirvesi’nde öne çıkan değerlendirmeler, seyahat sektörünün yalnızca ziyaretçi sayısını artırmaya odaklanan bir büyüme modelinden uzaklaştığını gösteriyor.
Dijital kimlik ve yapay zekâ seyahat süreçlerini kolaylaştırma potansiyeli taşırken, sağlıklı yaşam odaklı konaklama yeni ürün alanları yaratıyor. Destinasyon yönetiminde ise ekonomik katkının yanı sıra kültürel mirasın korunması ve yerel toplulukların refahı daha fazla önem kazanıyor.
Zirvenin ortak mesajı, turizmde geleceğin yalnızca daha fazla seyahatle değil; daha erişilebilir, kişiselleştirilmiş ve sorumlu bir seyahat deneyimiyle şekilleneceği yönünde oldu.
Raporun tamamı için tıklayın.
This article is sourced from this page .