Çekirge'nin yazısını aktarıyoruz
"Evet, turizm mevsiminin başladığı ayda...
Turizmin başkenti Antalya’da...
En ufağından en büyüğüne kadar turizmcilerin ve iş dünyasının isimleri oradaydı.
Dinlediler. Merak ettiler. Sordular...
Ve en önemlisi, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın her soruya tek tek cevap vermesiydi. Çağlayan Hürriyet’in daveti için geldiği Antalya’da kelimenin tam anlamıyla turizme sahip çıktı. Belinden hünüz ameliyat olmuştu. Zor yürüyordu. Ayakta dururken yüzündeki acıyı görüyordum. Ama konu turizm, ekonomi, üretim olunca acısını unuttu. Geldi ve her soruya tek tek cevap verdi. O konuşurken bir ara Enis’le göz göze geldik.
Ortak dostumuz, Zafer Çağlayan.(Siyasetten çok önce de arkadaştık, şimdi de... Yıllarca tenis oynadık.)
Şimdi bir bakan olarak yılda 11 milyon turistin geldiği Antalya’da öylesine rakamlar verdi ki...
Türkiye’nin ulaştığı potansiyeli göstermesi açısından gerçekten gurur vericiydi.
HAYATIN SORULARI
Ve bütün bunlar olurken bir şey dikkatimi çekti.
Gelen sorular...
Biz İstanbul’daki gündemden geliyorduk.
Yani biraz Taksim Meydanı... Biber gazı... Biraz Meclis... Milletvekili hakları... Biraz PKK çekilmesi. Yani Ankara’daki siyasi polemiklerin gündeminden geliyorduk.
Ama gördük ki, Antalya’da ya da hayatın gerçeğinde bambaşka bir gündem var...
Sorulardan anladık bunları.
Moderasyonunu benim yaptığım bir küçük panelde Bakan Çağlayan’a gelen sorulara baktım...
Mesela ilk soru AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır’dan:
- Her türlü ihracat yatırımına teşvik var da, neden Türkiye’ye milyarlarca dolar getiren turizm operatörlerine teşvik yok?
Gerçekten önemli bir soruydu. Hayatın içinden gelmişti. Bakan Çağlayan bunun çözümü için söz verdi. Ama gerçek bir söz...
Bir başka soru:
- Sayın Bakanım 30 yıl çalışıyorsunuz. İtibarınız var. Emeğiniz var. Bir gün çekiniz dönerse, ertesi gün parayı yatırsanız da banka bütün itibarınızı çizip atıyor. Kırmızı listeye giriyorsunuz. Krediler kesiliyor. Bitiyorsunuz. Bu çözülemez mi?
Ve diğer soru:
- Antalya’ya neden THY doğrudan uçmuyor. Avrupa’dan İngiltere’den gelen turistler önce mecburen İstanbul’a iniyor. Sonra eziyet. Neden böyle bir işkence var? Bu mesele çözülse bir o kadar daha fazla turist gelecek. Doğrusu bu meselenin peşine düşeceğiz. Önümüzdeki günlerde cevabını mutlaka Hürriyet’te bulacaksınız."
This article is sourced from this page .