Soğuklar, İspanya'nın imaj stratejisini değiştirdi

Turizm Güncel 28/03/2010

Soğuklar, İspanya'nın imaj stratejisini değiştirdi


BBC'den Altuğ Akın'ın bu ilginç yazısını sizlerle paylaşıyoruz


Mart ayı tüm Akdeniz ülkelerinde olduğu gibi, İspanya için de pek haz edilmeyen soğuk kış günlerinin yavaş yavaş da olsa geride kaldığı bir sezondur.

Artık güneşten ayrı geçen tatsız günlerin sonuna gelinmiş, yazın sıcak günleri yaklaşmaktadır.

Fakat İspanya’da bu mart ayı öncekilerden farklı olarak hiç de sıcak, güneşli geçmedi.

İsterseniz ‘mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ deyin, isterseniz ‘küresel iklim değişikliğinin açık bir ispatı’, geride bıraktığımız mart, İspanya’da tarihi kar fırtınaları, aşırı yağışlar, sel ve bulutlu günlerle anılacak.

Bu anılardan ilki, martın ilk haftasında Endülüs Bölgesi’ni vuran sağanak yağışın durmak bilmediği beş güne dairdi.

Ağır bilanço, milyonlarca euroluk zarar gören tarım arazileriyle sınırlı kalmadı.

Ülkenin dünyaca ünlü turizm cenneti Costa Del Sol plajları yağışlardan o kadar etkilendi ve kirlendi ki, plajların Paskalya tatiline kadar eski hallerine kavuşamamasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu durumun turizm sektöründe ciddi sıkıntılara yol açması da kaçınılmaz.
Kış sporları şehri: Barselona

8 Mart günü ülkenin kuzey batısındaki Katalunya’da yaşanan yoğun kar fırtınası ise Mart ayındaki tuhaf iklim olaylarının ikincisiydi.

Barcelona’da son 25 yılın en karlı günü olarak tarihe geçen pazartesi günü, şehir merkezi 10 santimetreye varan kar örtüsüyle kaplandı.

Meşhur Barceloneta plajlarına güneşlenmek niyetiyle gelen turistlerin kartopu oynayan fotoğrafları gazetelerin ilk sayfalarını kapladı.

Zira ‘Barselona’ ve ‘kar’ bir araya gelmesi imkânsız gibi görünen iki kelime. Dünyanın büyük bir kısmında şehir, sıcak iklimi, plajları ve güneşiyle tanınıyor.
Costa del Sol plaji

Fakat bu genel kanı 2022 yılında değişebilir. Çünkü Barselona, geçtiğimiz şubat ayında 2022 Kış Olimpiyatlarına ev sahibi olmak için adaylığını açıkladı.

1992’de şehirde düzenlenen ve şehri adeta yeni bir çehreye bürüyen Olimpiyat oyunlarının otuzuncu yılında bu kez de Kış oyunlarını düzenlemek isteyen Barselona’lıların temel dayanağını, bölgedeki Pirene Dağları.

Her ne kadar dünya çapında bilinmese de Katalunya bölgesinde başta kayak olmak üzere birçok kış sporu oldukça popüler.

Ocak ayında sırtında kayak malzemeleriyle Pireneler’deki pistlere gitmek için otobüse binen bir Barselonalı görmek, ya da sadece kayak malzemesi satan bir dükkâna rastlamak sıradan bir olay.

Özetle, şehrin pek de bilinmeyen bu özelliğini bu yüzünü dünyaya duyurmak için kaçırılmaz bir fırsat olan Kış Olimpiyatları, başta turizmciler olmak üzere Barselonalılar’ın iştahını kabartıyor.
İspanya imajını ‘genişletiyor’

Benzer bir ‘imaj değiştirme’, daha doğrusu ‘imaj genişletme’ çabası, projesi tüm ülke için de geçerli. İspanya artık yalnızca harika plajları, eşsiz denizi ve sımsıcak güneşiyle anılmak istemiyor.

Bahsettiğimiz tuhaf iklim olaylarının bu strateji değişiminde ne kadar rolü var bilinmez ama hiç olmadığını da söyleyemeyiz.

Zira iklim değişikliğinin bu hızla devam etmesi durumunda Avrupa’nın popular turistik merkezlerinin Akdeniz havzasından Baltık Denizi kıyılarına kayacağı, güvenilir bilim adamlarının tahminleri arasında.

Turizmin yüzde 11’le gayri safi milli hâsılaya en yüksek katkıda bulunan sektör olduğu İspanya, haliyle bu konuya oldukça fazla kafa yoruyor.

Mart ayının başında basına duyurulan yeni ‘İspanya’nın yurtdışında tanıtım kampanyası’ da böylesi büyük bir çabanın eseri.

Turizm Bakanlığı’nın İspanya’nın ‘turizm alanındaki öncü pozisyonunu koruma ve kalıcılaştırma’ amacıyla ortaya koyduğu yeni sloganın adı ‘You need Spain’ yani ‘İspanya’ya ihtiyacınız var’.

‘Güneş, deniz ve plaj’dan fazlası

Bu temayla ülkenin önde gelen yönetmenlerinden Julio Médem tarafından çekilen, 40 ülkede 400 milyon kişiye ulaşmayı hedefleyen reklam filmlerinde açıkça görülen, bahsettiğimiz imaj değişikliği stratejisinin ta kendisi:

İspanya’yı yalnızca güneş, deniz ve plajla değil ülkeye gelen turistler tarafından değerli bulunun İspanyol yaşam stili ve misafirperverliğiyle resmetmek. Bunlar için ‘İspanya’ya gelmelisiniz’ yani ‘ona ihtiyacınız var’ mesajını vermek.

Dünya vatandaşlarının İspanya’ya ne kadar ihtiyacı olduğu tartışılabilir ama İspanya’nın turizme ihtiyacı olduğu kesin.

Özellikle de iklim değişikliğinin olumsuz etkileri gözle görünür hale gelip, şimdiden İspanyol turizm endüstrisini tehdit etmeye başlamışken.

This article is sourced from this page .