Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin düzenlemeye karşı çıktı.
İstanbul’da basın mensuplarıyla bir araya gelen Bağlıkaya, 6 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görüşülecek “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu”nun kabul edilmesi halinde yabancı şirketlerle yerli seyahat acentaları arasında rekabet eşitsizliği oluşacağını söyledi.
Düzenlemenin Türkiye’de şirket kurma zorunluluğu olmadan yabancı dijital platformlara konaklama hizmetlerinin ticareti ve rezervasyon işlemlerinin yanı sıra uçak bileti satışı yapma imkânı sağlayacağını belirten Bağlıkaya, uygulamanın ülke turizmi ve ekonomisi açısından orta ve uzun vadede sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Firuz Bağlıkaya, toplantıda özellikle 6 Ekim’de komisyon gündemine gelecek düzenlemenin turizmin geleceği açısından taşıdığı risklere dikkat çekti.
Bağlıkaya, düzenlemenin kabul edilmesi halinde yurt içi turizm hareketlerinin kontrolünün yabancı şirketlere geçebileceğini belirterek, bunun yalnızca seyahat acentalarını ilgilendiren bir rekabet meselesi olmadığını söyledi. TÜRSAB Başkanı, “Türkiye için turizm yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir sektör. Bu nedenle sektörümüzün ana oyun kurucularının yerli ve milli olması gerekir. Türkiye’deki bir turizm ürününün ülkemizdeki vatandaşlarımıza yerli ve milli seyahat acentalarımız eliyle değil, haksız rekabet imkanları sağlanmış yabancı şirketler eliyle satılması, ülke turizmini bu noktaya taşıyan kurumlarımıza ve ülke turizmine zarar verir” dedi.
Bağlıkaya, TÜRSAB’ın dijitalleşmeye yönelik bir karşıtlığının bulunmadığının özellikle altını çizdi. Birliğin itirazının, yerli ve milli seyahat acentaları ile yabancı dijital platformlar arasında rekabet koşullarını bozacağı belirtilen düzenlemeye yönelik olduğunu ifade etti.
TÜRSAB Başkanı, Türkiye’de yıllardır faaliyet gösteren seyahat acentalarının mevzuatın getirdiği yükümlülükleri yerine getirdiğini belirterek, yabancı platformların farklı koşullarda faaliyet göstermesinin sektörde eşitsiz bir yapı yaratacağını söyledi.
Firuz Bağlıkaya, seyahat acentalarının turizm sektöründeki konumunun yalnızca turist ile hizmet sağlayıcı arasında aracılık yapmaktan ibaret olmadığını vurguladı. Bağlıkaya, yerli ve milli seyahat acentalarının istihdam oluşturduğunu, vergi ödediğini, Türkiye’nin tanıtımına katkı sağladığını ve turizm gelirlerinin Anadolu’nun farklı bölgelerine yayılmasında önemli rol üstlendiğini söyledi.
TÜRSAB Başkanı, “Yerli ve milli seyahat acentalarımızın, turist ile hizmet sağlayıcı arasında aracılık yapmanın çok ötesinde anlam ve önem taşıyan yönleri var. Türkiye’nin turizm ekosisteminin içerisinde istihdam oluşturan, vergi ödeyen, ülkemizin tanıtımına katkı sağlayan ve turizm gelirinin Anadolu’nun dört bir yanına yayılmasına önemli katkılar sunan seyahat acentalarımız hayati bir rol üstleniyorlar” ifadelerini kullandı.
Bağlıkaya, söz konusu işletmelerin geleceğini zayıflatacak düzenlemelerin etkisinin yalnızca acentalarla sınırlı kalmayacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu işletmelerin geleceğini zayıflatacak her düzenleme, aslında Türkiye’nin turizm kapasitesini ve kendi turizm politikalarını belirleme gücünü de zayıflatır.”
Düzenlemeye ilişkin en önemli başlıklardan birinin yabancı platformların Türkiye’de şirket kurma zorunluluğu olmadan faaliyet gösterebilmesi olduğunu belirten Bağlıkaya, kapsamın yalnızca konaklama rezervasyonlarıyla sınırlı kalmayacağını söyledi.
Getirilmek istenen düzenlemenin, yurt dışında kurulu dijital platformlara Türkiye’de şirket kurma zorunluluğu olmaksızın konaklama hizmetlerinin ticareti ve rezervasyon işlemlerinin yanı sıra uçak bileti satışlarını da doğrudan gerçekleştirme imkânı tanıyacağını belirten Bağlıkaya, bu şirketlerin Türkiye’deki mevcut mevzuat kapsamındaki yükümlülüklere tabi olmadan faaliyet gösterebileceğini ifade etti.
Bağlıkaya, yabancı dijital platformların faaliyetlerinin 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu, 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile vergi mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklere tabi olmadan yürütülebileceğini söyledi.
TÜRSAB Başkanı, böyle bir yapının yıllardır Türkiye’de faaliyet gösteren ve mevzuatın bütün yükümlülüklerini yerine getiren seyahat acentaları açısından eşitsiz rekabet koşulları yaratacağını savundu.
Firuz Bağlıkaya, yabancı dijital platformların 2027 yılı başından itibaren uygulanacak yüzde 2,5 oranındaki dijital hizmet vergisi üzerinden de değerlendirmede bulundu. Bağlıkaya, yabancı platformların bu uygulamayla vergisel açıdan önemli bir avantaj yakalayacağını belirterek, Türkiye pazarındaki ağırlıklarının artmasının turizm gelirleri ve kamu gelirleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Yabancı dijital platformlar 2027 yılı başından itibaren uygulanacak olan %2,5 oranındaki dijital hizmet vergisi ile vergisel anlamda çok büyük bir avantaj yakalayacaklar. Bu platformların Türkiye pazarındaki ağırlığının artması, turizm gelirlerinin yurt dışına aktarılmasını hızlandırırken kamu gelirleri açısından da ciddi kayıplara zemin hazırlayacak” dedi.
Bağlıkaya, yabancı dijital platformların Türkiye pazarındaki ağırlığının artmasının oteller ve diğer turizm işletmeleri açısından da sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
TÜRSAB Başkanı, platformlara bağımlılığın artmasıyla birlikte komisyon ve hizmet bedelleri üzerinden yurt dışına aktarılan kaynakların da büyüyebileceğini belirtti. Bağlıkaya, “Otellerin ve diğer turizm işletmelerinin yabancı platformlara bağımlılığının artması, komisyon ve hizmet bedelleri yoluyla yurt dışına aktarılan kaynakların büyümesini de beraberinde getirecek” ifadelerini kullandı.
Firuz Bağlıkaya, düzenlemenin etkisinin seyahat acentalarının ekonomik geleceğiyle sınırlandırılamayacağını belirtti. Türkiye’nin turizm gelirlerinin korunması ve kamu gelirlerinde yaşanabilecek kayıpların da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bağlıkaya, “Düzenleme yalnızca seyahat acentalarının geleceği açısından değil, Türkiye'nin turizm gelirlerinin korunması ve kamu gelirlerinde yaşanabilecek kayıplar bakımından da ciddi sonuçlar doğuracak” dedi.
TÜRSAB Başkanı, düzenlemeden elde edilmesi planlanan gelirin seyahat acentalarının kapanması halinde ortaya çıkabilecek zarar ve vergi kayıplarını karşılamayabileceğini savundu.
Bağlıkaya bu konudaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Elde edilmesi planlanan gelirin yanında seyahat acentalarının kapanmasıyla oluşacak zarar ve vergi kayıpları çok daha büyük olacaktır. Bunun yanında getirilmek istenen kanun, sadece seyahat acentalarının ekonomik varlığını değil, sektörde çalışan on binlerce kişinin istihdamını ve ailelerinin geçimini de riske sokacak.”
Bağlıkaya, toplantının son bölümünde basın mensuplarından gelen soruları da yanıtladı. TÜRSAB Başkanı, düzenlemenin görüşüleceği TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyelerinin konuya ilişkin yaklaşımına dikkat çekti.
Bağlıkaya, komisyon üyelerinin düzenlemeyi geri çevireceğine inandığını belirterek, “Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görev yapan değerli Milletvekillerimizin sağduyulu davranarak ülkemiz turizmini yabancı dijital platformların insafına bırakacak düzenlemeyi geri çevireceğine inanıyorum” dedi.
This article is sourced from this page .